SİLAH VE UYUŞTURUCU TACİRLERİ AVRUPA’DA
12.10.2010
Saygın okurlarım,
Silah ve Uyuşturucu Tacirleri ülkemizde olduğu kadar Avrupa’da da soğuk savaş döneminde bulunuyordu, bu ticaret dünyanın sonuna kadar devam edecek bir işbirliğini gerektiriyordu, şimdiki AB = ABD birliği bunun üzerine kurulmuştur, tüm oyunlar Türkiye’deki bu fotoğrafa konulmuş ve çeşitli senaryolar gündeme geliyor…
1970-1980 yıları içinde silah satışı şimdiki gibi kolay ve basit teknoloji ile yürümüyordu, bir satıcısı, birde bunun alıcısını bulmak zordu…
Yoğun olarak 1970-1980 yıllarında, silah piyasası kendini geliştirmek istiyordu, bunu için üçüncü devre dedikleri ülkelerde bu piyasayı denemek ve onlardan gelecek taleplere göre eski model silahları bu devletlere satmak için bazı planlar yaptılar…
Bu planların en yoğun olanı Türkiye için yapıldı 1970 öncesi silah satışı potansiyelini gören bu Tacirler hemen işe koyuldular ama bunu tek başlarına yapmaları zor olacaktı soğuk savaş dönemi bu çevrede yaşıyordu ve istihbarat ajanları Türkiye’de üst kurmuşlardı…
Almanya’da olduğu gibi Türkiye’de de ajan savaşları sürüyordu, bu arada Türkiye’nin geleceği içinde senaryolar peşi ardına yapılıyordu…
1975 yıllına gelindiği zamanlarda Avrupa’da o yıllarda, İtalyan Kızıl Tugayları ve Fransız Solcuları örgütü, İspanyol Baskları, İrlandalı teröristler ile Yunanlı ve İranlı teröristler ve oluşum aşamasındaki PKK örgütüne silah sağlayan bir önceki yazımda bahsettiğim Avrupa’daki önemli şehirlerinde silah dükkânları vardı. Bu dükkânda PKK örgüt elemanlarına fazla güvenmeseler de yinede en iyi müşterileri arasındaydılar…
1975’de bu çeşitli teröristler istedikleri silahların yapacakları eylem planları çerçevesinde oluşumdan en az fazla 3 hafta öncesinden siparişlerini veriyorlardı, aynen şimdiki oluşum uygulanıyordu. 2010’daki farkı ise şimdi eylem plan ve projeleri teknoloji yardımı ile internetten ve cep telefonları yardımı ile daha kapsamlı yapılması, bu yoldan eylemler daha ses getirici biçimde yapılıyor…
Yine 1975 yıların bakarsak o yılarda genç anarşist denilen fakat istihbarat örgütleri tarafında eğitilen ve bu oluşumun yardımcı olan kişiler her dili aşağı yukarı bilen hattat bazıları bu dilleri ana dili gibi konuşan kişiler, silahları batıdaki ordu depolarından çalarak yine batıdaki başka bir şehirde gizli depolara saklayıp orada teslimat talimatını bekliyorlardı.
2010 yılarında yani bu günlerde yukarıda belirttiğim gibi teknoloji çok iyi kullanılarak örneğin şimdi gizli kotlarla internet sitelerinden ve facebook tartışma ortamlarından bu mesajlar verilip, alıyor. Sizlerin bakış açılarınıza göre görünüşte normal bir tartışma olan bu yazışmaların içinde bulunan kodlar ve mesajlar istek zamanlarını ve yerlerini, operasyon zamanını en ayrıntılı biçimde kişilere rahat rahat ulaştırılmasında teknoloji yardımcı oluyor…
1998-2010 yıları arası kısaca uyuşturucu gelip silah olarak geri dönüyor…
1989-1996 yıllarda ise uyuşturucu sevkiyatı ve silah olarak dönüş yolarında trenle veya otomobillerin zula denilen kesimlerine konarak müşterilerine istekleri olan bu silah ve cephane ulaştırıyordu.
Daha gerilere bakacak olursak 1965-1980 yılları arasında soğuk savaş döneminde bazı özel durumlarda, örneğin yine bu soğuk savaş döneminde Avrupa’da Suikast yapılacağı zamanlarda veya ajanların Berlin’den çıkarılacağı anlarda silahların teslimini bizzat elden bu dükkânlar da çalışanlar tarafından teslim ediliyordu…
1980 ve önceki yıllarda batıda o yıllarda kurulan CIA bürolarında oluşan oluşum sonucunda birçok buna bezer yapılanmalar organize ediliyordu. Bu organize ilerde Türkiye içinde de yapılanması olası senaryolar o zamanlarda senaryoya konulmuştu çünkü Avrupa’da yapılana bu organizasyon ilerde Türkiye içinde yapılanmaya yardımcı olabilirdi…
Günümüzde AB üyeliği için adeta savaş veren Türkiye’nin 1965’den bu yana Avrupa tarafından organze edilip CIA güdümü altında kuyusu kazılıyor, bizler aptal gibi susuyoruz ve terör örgütüne komşularımız değimiz müttefiklerimiz dâhil NATO destek vermektedir…
Gelecek yazımda: Dünden bu güne CIA denetiminde oluşup yönettiği kişilerin silah satış organizasyonu…
Rogg & Nok Genel Yayın Yönetmeni
Cessur Demirali Gürsu
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder