Anakara’da bomba patladı
Saygın okurlarım,
Evet,
Sonunda buda oldu…
Muz cumhuriyetindeki Anakara aynı Türkiye Cumhuriyetinde ki Ankara’da kutlanacak Cumhuriyet bayramı gibi hazırlıklara başladı, ve orda kutladı…
Bende oradayım, Türkiye Cumhuriyetinde Cumhuriyet bayramını terörist eylemler dolayısıyla ve Baş ketini ANKARA’ yı bile koruyamayacağını bildiren bir vali yüzünden kutlamaların yapılmayacağını halka duyurmuştu…
Bende mecburen Anakara’ya gittim ve orada gördüklerim şunlar oldu, hem de belgeledim çünkü burası Anakara idi…
Gördüklerim ancak Muz Cumhuriyetinde olacağını da önceden tahmin ediyordum…
Önce size bu projenin sonunda patlayan bombanın ne olduğunu kısaca anlatayım…
Bu büyük projenin adı “Yenilikçi Anakaraya Laik Akp Nabzı kot adı ile patlatıldı…
Ama vatandaş bu duyarak da olsa yine bu Muz cumhuriyetinde olan cumhuriyet bayramına halk olarak katıldı…
Öncüleri kim olursa olsun Muz cumhuriyeti Başbakanı ve Anakara valisi ve Belediye başkanı önceden bu vatandaşları potansiyel terörist olarak ilan etmişti…
Elinde muz Cumhuriyetini bayrağı bile olsa o vatandaş Potansiyel Terörist olduğu Muz Cumhuriyeti polisine empoze edildi…
Bu durumda muz cumhuriyeti polisi ve vatandaşı karşı karşıya senarist sayesinde getirildi…
Bu projenin baş harflerini incelersek Y.A.L.A.N. bombası Anakara’da patladı…
Düşünüyorum da adım niye R.T.E veya İ.M.G veya da A. Y. değil de C. D. G…
Yazımı dikkatle okuyan bunu cevabını bulur…
Anakara’da Cumhuriyet bayramı 29 Ekim 2012 tarihinde kutlandı bakın benim kameramdan görüntülerle ne idi..
Bu tarihe geçecek Cumhuriyet bayramını sizlere anlatacağım ama herkesin anlattığı gibi olmayacak çünkü diyorum ya beni bilen bilir adım C. D. G. dur…
Anakara’da saat 06:45 ADD o Ulus meydanında hazırlıklara başladı…
Hâlbuki Anakara’nın valisi A.Y istihbarat var diye Cumhuriyet bayramını iptal etmiş R.T.E de onu desteklemişti İ. M. G ise olgudan sora yapacaklarını planlamıştı…
Evet,
SORUŞTURMA…
Y.A.L.A.N projesinin bombası o meydanda patladı…
30 Eylül 2012 tarihinde Yardakçı olan A. S. Anakaranın belediye başkanı İ.M.G yi yanına alarak cumhuriyet bayramı kutlamalarında promosyon yüzünde cumhuriyet bayramının ertesi günü yine bu muz Cumhuriyeti cumhuriyet savcısına söyleyerek soruşturma açtırdı…
Çünkü orası muz cumhuriyetiydi ve soruşturma açtırabilirdi, yasak yasaktır bu muz cumhuriyetinin cumhuriyet bayramı olsa bile bu bu ülkede böyledir…
Anakara muz Cumhuriyet Başsavcılığı, muz Cumhuriyet yürüyüşü sırasında çıkan olaylara ilişkin soruşturma başlattı.
Muz cumhuriyeti önceden terör eylemleri için çıkardığı bir kanuna dayanarak halkın tepkileri bile olsa,
Emniyet ekipleri, 2 bin 911 sayılı ’Toplantı ve Gösteri Yürüyüşüne Muhalefet Etmek’ suçundan ötürü yürütülen soruşturma kapsamında mitinge ilişkin görüntü kayıtlarını incelemeye aldı. Yapılan incelemenin ardından suç işlediği tespit edilen göstericilerin ’Şüpheli’ sıfatıyla ifadelerinin alınması o muz cumhuriyetinde bu günlerde gündemde.
Emniyet ekipleri, 2 bin 911 sayılı ’Toplantı ve Gösteri Yürüyüşüne Muhalefet Etmek’ suçundan ötürü yürütülen soruşturma kapsamında mitinge ilişkin görüntü kayıtlarını incelemeye aldı. Yapılan incelemenin ardından suç işlediği tespit edilen göstericilerin ’Şüpheli’ sıfatıyla ifadelerinin alınması o muz cumhuriyetinde bu günlerde gündemde.
Tarih 29.10.2012 Yer MUZ CUMHURİYETİ BAŞKENTİ ANAKARA
SAAT 08:12 KAMERAMDAN…
Anakara muz Cumhuriyet Başsavcılığı, muz Cumhuriyet yürüyüşü sırasında çektiğim fotoğrafları da incelerse şaşma çünkü aynı gün ben 24 saat uyumadan 8050 fotoğrafta çekimleri inceledim ama suç bulamadım, fakat bu muz Cumhuriyetin kanunu da var mı yok mu bileme, tahrik suçu ve psikolojik savaş suçları kanunu da var mı, onların okuduğu kanunun nasıl, yoksa kanunu bir müzik aleti olarak mı görüyorlar?..
Niye bir kişi bildiği kanun iki kişinin bildiği Medya olur diyelim veya kuruma Muhalefet etmeyelim?..
Bu cumhuriyette Muhalefet etmeyi Anakara muz Cumhuriyet Başsavcılığımı belirler diyelim, yoksa etik olarak bu kanunlarda yazmazda kafalarına göre suçlumu çıkarırlar diye sakın düşünmeyin, bunu o büyük sayınlar bilirler ben saygın vatandaş olarak bunları bilemem taktir edersiniz bekliyorum, buda benim taktirim…
Zaten Muz cumhuriyetinde sayın ile saygınlar ayrı tutulduğu için bu duruma gelmeler mi…
Meraktan kendime soruyorum, bu muz milletinde saygı ve sevgi ,muz cumhuriyeti kanunda yok mu?..
Zaten biz araştırma yapan köşe yazarların başına ne geldi ise meraktan gelmiştir…
Burası Türkiye Cumhuriyeti ve Ankara olduğundan ve o muz cumhuriyetinde çektiğim fotoğraflardan etkilendiğimden ben bunları soruyorum haksız mıyım saygın okurlarım?
Belirttiğim saat itibarı ile bu gençlerin hiçbir provokatör eylem hazırlığı içinde görünmüyorlardı…
SAAT 08:25 FLAMALAR DAĞITILIYOR…
Vardı evet, kısaca gencecik kuzular kurtlar bakıyordu hem de yiyecek gibi bakıyorlardı, emir verilsin de yiyelim der gibi bakıyorlardı…
SAAT 08:27 ADD’NİN PANKARTI ULUS HEYKELİNDE…
Muz cumhuriyeti polislerinin bakış açısına göre sol tarafta ADD vardı, heykelden bakış yönüne göre ise muz cumhuriyetini polisleri sağ tarafta yoğunluk ile fazlalaşıyordu…
SAAT 08:30 YÖN TABELALARIN ÖNÜNDE BARİKAT…
Fark ettiğiyseniz ne kadar Türkiye Cumhuriyeti Baş şehrine benziyordu fakat olgular Türkiye Cumhuriyetinde olmazdı, daha dorusu bizlere yıllardır böyle gösterildi veya böyle avutulduk, her şey tozpembe olarak gördük…
Orası o zaman diliminde sanki bir filim setti gibi orası hazırlandı, oyuncular kedi setlerinde hazırlanıyordu…
Yönetmende MOTOR EKŞIN emrini bekler gibi muz cumhuriyeti oyuncuları bekliyordu, o zama diliminde kendime ve herkes birbirine bakarak şu soruyu soruyordu “bakalım MOTOR EŞIN emri ne zaman verilecek” diyorduk…
1980 öncesi olan olgular gibi Muz cumhuriyeti polisleri ve Halkı, daha çok gençleri ile karşı karşıya getirilecekti…
Ben bunları yaşadığım için hiç şaşmadan tek üzülüyordum çünkü yine dış istihbarat örgütlerinin elemanları orda idi, herkes birbirini tanıyordu yalnız tanımazlıktan geliyordu…
Turist kılığında dolaşıyorlardı…
İnanın ben bu filimin geçmiş versiyonunu görmüştüm kare kare aklımdaydı, şimdi yaş icabı bunları kamerama kayıt ediyorum çünkü ilerde yine buna benzer olaylar olacağını biliyorum ve ben belki buralarda olmam Çünkü Türkiye Cumhuriyetinde Yaşıyorum, bizim ülkemizde böyle şeyler olmaz diye yukarıda da belirtiğim gibi bize yılarca böyle öğrettiler, her haldebizlere öğrettikleri gibi önlemlerini de büyüklerimiz almıştır diye düşünüyorum…
Önlem almak bize olmaz demek değildir saygın okuyucularım…
Bakın muz cumhuriyetinde yaşarken dikkatimi şu çekti…
BOP ve KOP projeleri için Çevremizde neler yapılıyor ve yapılacak…
Bunları at gözlüğü takmadan görenler olmuş mudur?
Bize, bize olmaz diye öretilen öğretiler ne kadar doğru, at gözlü ile gösterilen şeyler göründüğü gibi mi?
Dilerim ilerde olumsuz olarak gösterilen olaylar bu muz cumhuriyetinde olmaz, yine dilerim nede Türkiye Cumhuriyetinde olmaz çünkü bu her iki Cumhuriyeti de kuranlar ve yöneten bezer kişiler gibi görünüyor…
SAAT 08:31 HEYKELİN KARŞISINDA KUDURMAK ÜZERE OLAN VAHŞİ KURT KÖPEKLERİ…
İşte muz cumhuriyetinde de olgu böyle gelişti heykel tarafı karşıdakileri kudurmuş köpeğe benzetiyor, karşıdaki gurup ise heykel gurubunu Potansiyel suçlu ve maymuna benzetiyordu…
Aralarında konuşulanlar ilik zamanlarda bu idi…
Hâlbuki köpek denilen kişilerin arkasında ve göğüsün de de muz cumhuriyeti bayrağı vardı…
Maymun dedikleri heykel grubunu elinde de muz cumhuriyeti bayrağı vardı…
Bir halk biri onları korumak ile görevli polisti, bunlar şimdi düşman olmuşlardı…
Bu iki gurubu birbirine sokmaya hazırlana senarist uydu ve telefonda bekliyor, olgunun oluşmasını ardından bu emri verecekti…
Bu saat itibarı ile ringde iki boksör gibi birbirlerini test ve kontrol ediyorlardı, bu ringde hakem yine senaristti güç gösteri yapmak için hazırlıkları tamamlıyordu…
SAAT 08:42 HEYKEL ÇEVRESİNDE HALK TOPLANIYORDU…
SAAT 08:55 TOMA 6…
SAAT 09.00 KARTAL GÖZLÜ KADIN…
İki taraf olarak görülen ulus meydanında resim çekerken önümden başında yemeni bağlı genç bir hanım geçiyordu…
Sırtında yük ile şahin gibi bakışları vardı. Kim bilir oda bu muz cumhuriyetinin Cumhuriyeti kutlamak ister mi? Yoksa evine beş on kuruş daha götürme savaşımı veriyordu. Bu bayramdan bayram kutlamaktan ziyade para kazanmak daha mantıklı mı geliyor o hanıma? Asıl bunları düşünmemiz gerekir bu CUMHURİYET bayramlarında ve diye resmi bayramlarda düşünmenizi istiyorum; muz cumhuriyetinde bulunan vatandaşlar. Şimdiki zamanda orada bulunan biz bu durma nasıl geldik. Şimdi bizi resmi bayramlar zaptı rapta alınıyor. Daha sonra neler elimizden alınacak çünkü o kızdığımız muz cumhuriyetinde yaşayan ve dini yoldan halkı birbirine düşüren genelde muz cumhuriyetini içine sızan ve sızdıklarını ajan olarak kullanan F. Gülen insan evladı ve şimdiki hükümet böyle çalışarak muz cumhuriyetini bu duruma geldi. Bunu da unutmamamız gerekir.
Türkiye’de ve dünyada bir Atatürk vardır fakat bu muz cumhuriyetinde de bir Atatürk varmış…
Oda bu şimdiki muz cumhuriyetini eskiden kurtardı diyorlar sonrada “bize bu cumhuriyeti her şeyi ile bıraktı, tek bir konu içi bırakmadı” diyor bazı mantıklı düşünürler… Bende o kişilerden biriyim fakat gündemdeki o konu tabii ki mühim olsa da, eğer bizler at gözlüğü takarsak ve tek bir olguda yoğunlaşırsak, korkarım daha çok uğraşırız…
Bu bayramlarda muz cumhuriyeti halkı nasıl ve ne şartlarda yönlendirdiğini düşünüp kedimize bu konuları irdeleyenler ve de ben öz eleştir yapmamız gerekir…
Kendimize aynada bir bakalım ne görüyoruz, sonrada eleştirdiğimiz olgulara bakalım ne görüyorsunuz, acaba olguları doğru değerlendire biliyor muyuz yoksa tek bir konu yorum yapmaya yeterlimi görüyoruz, gündemi biz mi yaratıyoruz yoksa gündem mi bizi yaratıyor?
SAAT 09:08 GÖZLER ANITKABİR YOLUNDA…
İnanın durum o zaman bana vahim olarak göründü…
İçimden bakalım ilk kıvılcımı kim atacak diye düşünmeye başladım çünkü her iki tarafta büyük bir baskı içinde kendilerini tutuyordu, bu tutuş daha ne kadar sürecekti…
Aslını isteseniz kim fitili ateşlerse ateşlesin sonunda bir patlayacak bombanın üzerinde oturuyor ve bekliyorduk…
Bu tezgahı hazırlayan hükümet ve yandaş medya sayesinde yine kazıklanan muz cumhuriyeti halkı olacaktı…
Önceden ve sonradan geniş açıdan bakarsanız ters yüz politikalar bizim Türkiye’mizde olan ama bunları yapmayan aynı adda iki parti vardı, bu iki parti bir iktidar, biri muhalefet partisi idi..
Bular görünüşte muhalefet ediyorlardı, aslında iktidar ile bunlar ters yüz politikalar üreterek halkı asıl konudan uzaklaştırmak için anlaşma sağlamış gibi görünüyordu, 03 Kasım 2012 cumartesi günü haberlerde D. B’nin muz cumhuriyetine bağlı Mili istihbarat Teşkilatı ile hiçbir ilişkisi olmadığı açıklandı…
Şimdi size sorum şu kim ben istihbaratta çalıştım der veya hangi istihbarat teşkilatı bu insan evladı bizim ile çalıştı der?
Olaylar ve olgular on sene en az saklanmalıdır…
Tezgâh öyle güzel kurulmuştu ki 03.11.2012 tarihinde AKP’nin 10. Kuruş yıldönümü oldu, 4.11.2012 tarihinde de MHP’nin kurultayı olup başkanlık seçimleri yapılacaktı…
Bir yanda 29 Ekim kutlamaları tartışması, bir yanda bu iki partinin tezgahları…
Politikalar üretilirken Muz bayrağı üzerinden politikalar yapılırken hem de genel merkezlerinin önünde bulunan bayrakların muz bayrağı en yüksekte olması gerekirken parti bayraklarının altında asılı dururken, buna benzer nice yanlış politikalar üreten AKP ve bayrağını çok seven MHP muz cumhuriyet bayramında ortalarda yoktu…
Demek ki olacakları biliyor ve aynı tezgâhtan yemleniyorlardı…
SAAT 9:21 FAZLA ORTADA GÖRÜNMEDEN İZLEYEN ÇEVİK KUVVET POLİSLERİ…
Sayın denilen A.Y. muz cumhuriyetin baş şehrini valisinin parsı bu bankada zannederim, tabii ki bu bir şaka idi, ama merak ediyorum, bu terör olayı olacak diye istihbaratı kim vali beye verdi…
Hadi diyelim bu doğru bir istihbarat koca muz ülkesinin valisi nasıl bir vali ki sorumluluğu altında bulunan bir başkenti nasıl koruyamadığından halkı evlerine kapama kararını verdi ve muz cumhuriyet bayram şenliklerini engelledi…
Bu sayın denilen A.Y adlı valisi istihbarat olgusunu nasıl çözecek veya elindeki emniyet güçleri bu istihbarat olgusunu çözmeye yetmiyor da halkın üzerindeki baskıyı arttırmak için yalan ile şişirip sonrada bir balon mu uçurdu.
Bu balonun içinde hangi “hocanın nefesi var”, diye sayın denilen o muz cumhuriyeti baş şehrin valisine sorarım…
Allahtan Türkiye’de böyle bir vali yok olsa halimiz ne olurdu düşünmek bile istemiyorum, çünkü Türkiye’de olmasa bile muz cumhuriyetinde bu tür düşünce “düşünce suçuna” girer siz, siz olun muz cumhuriyetinde düşünmeyin, yanlışlıkla düşüncenizi hele birde bu düşüncenizi yazı ile yazarak belirtirseniz, işte o zaman haliniz perişan…
SAAT 09:35 KARA FATMALAR MİTİNG MEYDANINDA…
Provokasyon yapmanın en güzel zamanı polisler ile halkın eşit olduğu zamandır, bu provokasyonun sonucu olumlu veya olumsuz çıkabilir, bu olgunun sonucu istihbarat teşkilatlarına kurulacak senaryo için malzeme olma olasılığı o zaman diliminde görünmekteydi…
1. Halkın nabzını tutmak…
2. Halkın tepkisini ölçmek
3. Yazılı ve görsel medyanın tepkisini ölçmek
4. Provokasyon zamanında polisin ve halkın ne kadar zamanda bu olguya müdahil olacağını ölçmek…
Yazıyorum ya, bu miting alanında oyun içinde oyun oynandı ve bizim yerel ve ulusal medya kurumları tek çıkan veya çıkacak olayları yazdı ve yazıyor, tabii ki bu olgular üniversite sıralarında gazeteci olanlara öğretilmez, hep olay olunca onu en hızlı şekilde görsel veya yazılı basında manşet yapmak en öncelikli görevi olarak öğretilir, haber bulmak, hele Muz cumhuriyetinde haber bulmak ve bu haberleri patronların siyasi görüşlerine göre yazmak çok kolaydır…
Zor olan olayları anında tahlil ederek doğu yorumlar ile halka bildirmektir…
İşte bu olguda öyle bir olgu olarak Muz cumhuriyeti Cumhuriyet bayramı içinde olmuştu…
Ve de hiçbir medya kurumu buna eğilmedi…
Yine muz cumhuriyetinde bir televizyon kanalında bir sanatçı, “bu kişilerden korkuyorum”, deyince bunu manşet halinde diğer medya kurumlarının haberleri arasına 03.11.2012 tarihinde girmişti…
Yukarıda da belirttiğim gibi o tarih muz cumhuriyetinde kurulan ve dini yorumlar ile şimdiki iktidar sahibi olan ve o muz cumhuriyetini cumhurbaşkanı eşi türbanlı olarak cumhurbaşkanlığı köşküne sokan AKP’nin 10. Kuruluş yıl dönümüydü…
Şimdi sizi düşünün ve ayaklarınızı yere basın diye muz cumhuriyetinden biraz uzaklaşarak hafızalarınızı zorlamanızı istiyorum…
Türkiye’de Fazla değil 30 yıl öncesine gidelim…
Sene 1982, 2 yıl öce askeri darbe olmuştu, sene 2012 bu darbe masaya oturtuldu ve yasal süreç işledi, Ergenekon, Balyoz davaları açıldı, bir çok yazar bu davalar sonucu habise atıldı, daha önceleri Metin Göktepe, Çetin Emeç, Musa Anter, Uğur Mumcu ve Prof. Ahmet Taner Kışlalı gibi üst düzey yazarlarımız son 30 yıl ve daha öncesinde, suikast sonucu öldürülmüştü…
Çoğunu katilleri henüz bulunamadı, şerefimiz diyenler oldu siyasi ortamda ama şeref şefsizlerden çıkar…
1. RTE o zamanlar nerde idi şimdi nerde?
2. A.G o zamanlar nede iş bitiriyordu şimdi nerde iş bitiriyor?
3. Yukarıda belirttiğim kişiler gündemde olan kişiler fakat bu kişilerin yanında ve çevresinde olan kişiler 1982 yılında nede ve nasıl yaşıyorlardı, şimdi nasıl yaşıyorlar?
4. 1982 yılında nasıl haberler veriliyordu şimdi nasıl haberler veriliyor?
5. 1982 yılında terör olaylarında kaç güvenlik elemanı ölüyordu şimdi günde kaç güvenlik personelimiz kaybediyoruz?
6. 1982 yılında Cumhuriyet Bayramımız nasıl kutlanıyordu, 2012 yılında nasıl kutlandı?
7. 1982 yılında türban veya baş örtü sorunu Türkiye gündeminde miydi?
8. 1982 yılında 2012 yılındaki gibi bir mitinge Kara Fatmalar gelebilir miydi?
9. 1982 yıllarında çalışan baş yazar veya televizyon sunucuları nerde ve ne şartlarda yaşıyor…
Bu sorulardan sonra şunu düşünebiliriz, yukarıdaki anlattığım Kara Fatmalar kocaları ve çocukları ile sözde cumhuriyeti kutlarken başı açık birkaç kadın oraya gelse idi bu kara Fatmaların tepkisi ne olurdu, ondan ziyada kocalarının davranışı ne olurdu…
Vurun Kahbe’ye derler miydi?
Muhtemelen ilerde bunlarda olacak ama din için veya başörtüsü için olmayıp halkı bir kaosun içine sokup arka planda şimdiki gibi BOP ve KOP projelerini gündeme rahat rahat sokmak olacaktır…
Asıl amaç sözde Türkiye’yi Orta doğunun lider ülkesi yapmak daha sonra çevresinde bulunan petrol ve doğal enerji kaynaklarını sözde Türkiye üzerinden kontrol etmek, işleri bitince ek proje olan bölünme projesini gündeme getirip Türkiye’yi yok etme proje işlemi ve işlevi asıl amaçtır…
Bu amaç doğrultusunda yapılan her işlev Türkiye’yi bira daha batağa sokmak için yapılır ve yapılıyordur, önlem alınmaz ise bu işlevler hızlandırılacaktır…
Önce mili bayramlarımız daha sonra milli duygularımız bu 29 Ekim 2012 tarihinde yapılan sözde istihbarat oyunları içinde yok edilecektir…
SAAT 11:26 CHP GRUBU ULUS MEYDANINA GELDİ…
İşte o zaman senarist senaryoyu uygulamaya soktu, en kolay yol tahrik yolu olarak planlanmıştı bir iki polis bunun için görevlendirildi, bu birkaç polis halkı tahrik edip kargaşa ortamı yaratması gerekliydi ve buda yapıldı, zaten gergin olan halk için ilk kıvılcım atıldı…
Önce biber gazı sonra evet sonrası malum, fakat önce görsel ve yazılı medyada ve görsel medyada boy gösterecek Milletvekilleri ve üst düzey bürokratları o kargaşa ortamından almak gerekliydi onların dokunulmazlıkları vardı.
Bir iki hatadan sonra muz cumhuriyetinde faaliyet gösteren CHP başkan yardımcısı kurulan banketi aşarak karşıya geçti sonra kendine kürsü gibi bir yer seçerek, tabii ki bu TOMA 6 üzeri olacaktı…
Evet,
Üzerine çıkarak bir müddet ne yapacağını düşündü…
Sonra teker teker milletvekillerini ve bürokratları çağırdı..
O kişiler banketi aşarken, TGB den bir yönetici genç yanına gelerek “siz CHP yetkilisi misiniz?” diye sordu…
Karşı taraftaki kişi “Evet başkan yardımcısıyım” dedi…
Yine TGB den gelen yetkili genç “CHP gurubunu engel olamıyoruz lütfen sizden bir gelip konuşabilir mi vahim olaylar olacak” dedi…
SAAT 11:39 TAHRİK VE KARGAŞA…
Muz cumhuriyeti polislerinin barikat kurduğu yolun aşasında yine saygın halk toplamış heykele yardıma gelmek istiyorlardı ama polis orada da barikat kurmuş iki gurubun birleşmesine engel oluyordu, tahrik orda da çalışıyordu…
Muz cumhuriyeti halkı orada sıkışmış ve tahrik ediliyordu…
SAAT 11:40 GAZ YOĞUN HALDE SIKILIYORDU…
“Sanki karşısındaki halk değil terörist grubuydu…”
“Aynı şekilde 03.11.2012 Diyarbakır’da yapılan organizasyon gibi sanki Pkk eylem grubuymuşuz da bizim yüzümüze Muz cumhuriyeti halkına gaz sıkılıyordu, işte bizleri üzen nokta bu idi..”
“Bizler şimdinin muz cumhuriyeti vatandaşları, halk olarak cumhuriyet bayramını coşku ile kutlamak isterken bize yapılan bu işleve kızıyorduk…”
“Elimizde ay yıldızlı bayrak ile gazdan korunmayı kendimize yediremiyorduk”
Bunları diyordu muz cumhuriyeti başkent halkı…
SAAT 11:41 BAŞ SAVCIM HALİMİZE BAKIN…
Bu zaman diliminde, suçu kapatmak içinde bu iği olgu yapılmış olabilirdi…
Hani o muz Cumhuriyeti Başsavcısı vardı ya o kişi bunlara da dikkat eder umarım…
SAAT 11:53 YAŞLILAR YALVARIYORLAR…
SAAT 12:07 İSTEKLERİ OLDU…
SAAT 12:08 TAM BİR DAKİKA SONRA…
SAAT 12:09 SENARİSTTİN AKSİYON SAHNESİ SONA ERİYORDU…
SAAT 12:30 AKSİYON SAHNESİNİ BAŞLADIĞI ZAMANDAN BU YANA….
SAAT 12:32 İNSANLAR ÇOŞKULU…
SAAT 12:33 MUTLULUK…
SAAT 12:34 ULUS ULUS OLALI…
SAAT 12:51 YOLAR BİZİMDİR…
Yazıyorum ya muz cumhuriyeti kadar bile olamadık, bakın etrafta hiçbir resmi güvenlik gücü olmadığı halde ve başlarında çoban olmadığı halde kendi güçlerini kullanarak yürüdüler, inanın bu muz cumhuriyeti halkına “helal olsun” yazmaktan başka bir şey yazılamaz…
SAAT 13:06 BERABER YÜRÜDÜK…
Beraber yürüdük biz bu yollarda…
Beraber ıslandık polis sularında…
Şimdi tüm şarkılarda atam seni anıyoruz…
Beraber yürüdük biz bu yollarda…
Beraber jop yedik suların altında…
Şimdi tüm umudumuz yarınlarda…
Biz beraber yürürüz bu yollarda…
Beraber oluruz tüm ulusumuzla...
Şimdi tüm siyaset meydanlarında…
Tek biz varız…
Şimdi biz halkız…
SAAT 13:37 SON DURAK…
Saygılar…
ROGG & NOK Genel Yayın Yönetmeni..
Cessur Demirali GÜRSU
Kamera çekimi SON KALE MEDYA Adına : Cessur Demirali GÜRSU ve ROGG & NOK Haber…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder