Perşembe, Aralık 15, 2011

2000-2011 ve devamında ben hiç susmadım ki !! -70- Faşizmin ayak izlerini göremiyorsak

2010



Saygın okurlarım,

Bana gelen olumlu veya olumsuz maillere baktım, yazdığın yazılara hakaret edenleler hakaret etmek için her türlü fonksiyonel yazı ve yorumlar göndermişsiniz fikirleriniz kabul etmesem bile fikrinize saygım var…

Tahrik ederek beni yolumdan döndüremeyeceğinizi bilmeniz gerekir, ben şahsıma yapılan hakaretleri unuturum benim çizgim bellidir, ülkem için yapılan hakaretleri asla unutmam yeri geldiği zaman onlara da uygun cevapları veririm. Yinede ülkelere ve üzerinde yaşayanlara hakaret etmem, uğraşlarınız boşuna, bazı okurlarım beni bu çizgimden döndürmeye çalışıyor ama nafile bir çaba sergiliyorsunuz okurlarım. Topluluklara yön veren insanlardır insana yön veren ise aldığı eğitim ve görgüsüdür…

12.09.2010 tarihinde sizlere daha önceleri yazılarımda belirttiğim gibi büyük bir oyun tezgâhlanıp Türkiye’de oynandı…

İster istemez tüm halkımız fakında olarak veya olmayarak bu oyuna oyuncu olarak katıldı…

Bu oyun oynanırken tezgâhlayan kişiler ve gruplar elerini ovuşturarak seyrettiler…

Bölüme işlevi ve faşizm olgusu artık ülkemize tam manası ile girdi, sekiz ay sonrasını görmek için müneccim olmaya gerek yok…

Ben size 3 ay sonra olacakları anlatsam olur mu? Saçmalama dersiniz…  

Ülkemizde bir sürü koyun gibi kullanılan uşak sürüsü var dostlar, para için her şeyi yapan bu uşakları kullanıp kullanmadığınız benim hiç umurumda değil, bilmenizi isterim benim üzerime gelecek olanlar fikirleri ile gelsinler. Her ortamda her yerde tartışmaya hazırım. Ama onlara kanıp “evet” dediği için faizim ülkemize geldi, “evet” diyenler görecekler bakış açılarınız o kadar dar ki “evet” diyen ve “hayır” diyen bu kesim artık hiçbir yerde yakında toplu olarak bulunamayacaksınız. Bulunmak bir yana konuşamayacaksınız hep peşinizde birileri olacak, izin almadan bir pastanede oturamayacaksınız hemen gelip siz tutuklar korkusu içiniz kemirecek. Tutuklandığınız anda şikâyet edeceğiniz bir merci artık yok bunları görmeden oy verdiniz ya işte bunları göreceksiniz ilerde. Özgürlük yok tek kişinin azıdan çıkan kelime ile istenirse tutuklama var bunları görecek ve duyacaksınız tabii ki basın da medyada şakşakçılarıda bundan paylarını alacaklar…

Tehdit edenler size cevap bile vermiyorum çünkü yenilen pehlivan doymazmış  yalnız sizler yenildiniz biz ise sizin bu halinizi görerek bundan sonra biz güleceğiz derler ya “ son gülen iği gülermiş “…

İşte F. Gülen destek verdi, A. Gül noterlik yaptı, B. Arıç dalga geçti olsun biz bunlara alışkınız ya sonra sizi kim kurtaracak, ABD yoksa AB mi işte asıl soru bu?  

Ne olduğunuzu nereden geldiğinizi unutmayın ne olacağım endişesi taşıyın, biz bu ülkede doğduk gerekirse bu ülkede öleceğiz…

Siz nerde öleceğinizi bile bilmeden yaşayacaksınız “ çok yaşa Padişahım” diyenler ne kadar yanınızda olacak…

Onurlu birazda dirayetli olsa idiniz tehdit eden herkese gerekli cevabı verirdim…

Ama değmezsiniz, un misali beyaz olmak için bir sürü kimyasal oluşumdan geçtiniz, yalnız makbul olan kara undur ve fikirleriniz at gözlüğü takarak birbirlerinize veriyorsunuz…

Artık değişin ama değişim bu ülkede olmasın, sizin gömlek değiştirdiğinizi de biliyoruz, artık yutmuyoruz en azında %42 buna inanmıyor bu para ve rüşvet veren azılığın çoğunluk üzerinde baskı yolu ile kabul ettirdiği baskı ve faşist Anayasası olarak görünmektedir. Toplumun her kesiminin Anayasası % 58 olamaz bu ne mantığa nede akla sığıyor

Olaylara ve olgular geniş açıdan bakmayı öğrendiğiniz zaman belki sizin tehditlerinizde yerini bulur...

İnceleme ve araştırma son derece önem taşır dolma bilgilerle insan tehdit edilmez…

Bu inceleme sonucunda hatalarınızı veya benim hatalarımı daha objektif olarak yorum yapabilirsiniz…

Bana doğru bir adım atana ben koşarak gelirim, bilirim ki benim bilmediğim bir konuyu bir olguyu bana anlatacak, işte bu olguda bende elimden geldiğince size aynı ölçülerde cevap veririm…

Bu düşünceme katılıp katılmamak sizin elinizde, yalnız şunu bilin ben tarafsız tek Atatürk ilke ve inkılâplarına bağlı yıllardır siyasi terbiye içinde bazı şeyleri algılamış sizden biriyim, kimseye tek himmet borcum yok kimsenin de bana.

Ben yurdum için buralardayım ya siz, ya uşaklarınız nerdeydiniz, bu kadar olay olurken, hiç olmazsa yurt içinden tehdit etseydiniz o zaman düşünürdüm…

Teknolojiyi, psikolojik savaşı kusara bakmayın sizden daha iyi biliyoruz, hükümeti nasıl yönlendirdiğinizi biliyoruz çünkü hepimiz Türk bilim adamıyız, devşirme bilim adamı değiliz…

Din yurtdışından kontrol edilemez manevi duygular insanın içindedir, yurt dışından okyanus ötesinden bu işler ancak tezgâh kurarak yapılır.

İyi niyetli, saf halkımızı din olgusunu kullanarak onlarla oyun oynayarak uyuta bilirsiniz ve utanmadan size teşekkür bile eden bir başbakan bulabilirsiniz ama benden daha fazlasını beklemeyin çünkü değmezsiniz… 

Benim yerimde başkası olsa sizlere sizin diliniz ile hakaret ederdi, ama ben düşündüm hakaret kime edilir?..

Hakaret algılayana edilir, algılama yoksunu olan kişilere yazmaya bile gerek yoktur…

Hakaret edilecek insan olmalıdır ve insan gibi davranmalıdır, daha doğrusu karşınızda insan portresi görmeniz gerekir.

Bizler bilmiyorsanız öğrenin birimize yapılan tehdit hepimize yapılmış gibi algılarız…

Köpekleri eğiten biz insanlardır…

Tehditleri yaptıran sizsiniz gibi insanlardır, bu sanal savaş ise varız ve buradayız bakalım halkı uyuttuğunuz gibi bizleri de uyutabilecek misiniz?

Sanal savaş manevi duyguları sömürmek gibi olmaz, geçeklere dayanır kısaca 0-1 olayıdır bilim teknik konuşur…

Sizleri yetiştiren yine sizin gibi müritleriniz, köpek ulur kervan gider bunu da bilmiyorsanız benden öğrenin...

Her canlının belli bir şahsiyeti vardır ve o şahsiyet dağda bağırarak veya insan kılığında ortaya çıkarak “ Bizim şahsiyetimiz var “ denmez, hele din kökenli bir grup ile işbirliği yaparak olmaz…

Bizler fikir ve düşüncelerimizle dört cephede savaşıyoruz…

Bunların yanında şunu da yazmadan  yazımı tamlamayacağım, % 58 oyu nasıl aldınız

Para için kendini satanları da görmek ve bunları afişe etmek inanın beni üzüyor, o nedenle ad vermeden yüzeysel olarak yazacağım…

Dünden bu güne önce halkımızı fakirleştirdiniz sonra bir sürü borca soktunuz en parasız kaldığı zaman himmete muhtaç ettiniz…

Bazıları yerken bazıları baktı…

Din diye zorla kızlarımızın başını kapattırdınız, bazıları var ki adilik bile yaptınız, bu adililikleri söylemek bile bana zül geliyor…

Bu bahsi geçen kişiler bu memleketin ekmeğini yediler ve yiyorlar bazıları reklamlara çıkmak için bölmek ve bölünmek olgusuna ön ayak oldular sözde açılım projesine destek verdiler, sonrada bu oyuna destek verdiler…

Bu kişiler niye bu kadar çaba saffettiler niye bizim halkımız onlara ne yaptı yalnız unvan ve para sağladı üzülüyorum, yazıklar olsun diyorum yazıklar olsun…

Halkım,

O şahsiyet yaptıklarınız veya yapacaklarınızla aynı çizgide gider gibi size kendilerini gösterdiler, oyun oynadılar, büyük oyun oynadılar, gözlerlinizin önünde ülkeyi faşist çizmelerin altına soktular, size bunun doğru olduğunu aktardılar doğruları saptırıp yalanlarla sizleri uyuttular, saf ve temiz halkım siz onlar inanıp onların peşine takılırsanız, bakın neler oldu ve olacak…

İnsan değimiz varlık her şeye çabuk alışır ölüme ve yaşam alıştığı gibi, ölülerini yılda bir defa andığı gibi, hele satmaya, satılmaya dünyada çabuk alışır.

Sanatçılarımızdan bir kaçı gibi,  para ve kaybettikleri mevkileri tekrar kazanmak için.

Sanatçı olup olmamayı beceremedikleri için.

Sanat yapamayanlar sanatçı oldukları için. 

Siyaset uğruna sonunda para için kendini sattıkları için.

Üzülüyorum…

Şunu da biliyorum ve uyarmak istiyorum satılmaya alışmış kişiler,  gün gelir halkım sizi de satar ve yüzünüze güler arkadan vurur.

Örneği bu 12.09.2010 tarihinde olan referandum oylamasında olduğu gibi…

Zaten Herkes bir şeyler olabilir ama kimse kolay kolay sanatçı olamaz olgusunda olduğu gibi…

Sanatçı kavramı da değişti yukarda belirttiğim olgu gibi…

Sanatçı ve bu olgu ne kadar doğru olduğunu da gördüğümüz gibi..

Gibi, gibi, gibi…

İşte bu gibiler sayesinde % 58 oy alındı…

Aramızdan gelip bizi ezerek önümüz geçen faşizmin ayak izlerini göremiyorsak daha ne demeli bilmiyorum…

Saygılar…

Cessur Demirali Gürsu

15.09.2010

Hiç yorum yok: