2009
Okurlarım,
Bu gün 18-Mart-2009, bu milletin nasıl kurtulduğunu anlamamız gereken bir gün, işte o gün ve geleceğimiz…
TÜRKİYE'DEN ABD'YE 'ÇEKİLME JESTİ' YAPILMIŞ…
Geçtiğimiz günlerde bir haber yakalamıştık…
Başlığı “ANKARA'DAN JEST MİŞ EFENDİM...” satır aralarında şu cümleler vardı; “2009 Nisan ayı başında Türkiye'yi ziyaret etme kararıyla büyük bir sürprize imza atan Amerika'nın yeni Başkanı Barack Obama'ya Ankara jest yaptı.”
Bir ülke başka bir ülkeye göstermelik olarak jest yapmaz, çıkarı olmadıkça bu jest sahtekarlık olur…
Bunun karşılığında ya yağcılık beklenir, yada kendi ülkesindeki halka karşı güç kazanmak veya şimdiki Türkiye’de ki gibi iktidarda kalmak için başka ülkelerden yardım ister, çünkü böyle kişiler koltuklarında rahat uyuyamazlar…
Yanlış bir söz bir davranış onları ele verir, haberleri herkes okuyor, bizde okuyoruz ama satır aralarında verilen mesajları görmek asıl okumaktır dostlar…
Dışişleri Bakanı Ali Babacan, ABD'nin, "Irak'tan Askerlerini Çekerken Türkiye'ye Genel Anlamda İhtiyaç Duyabileceğini," Aylar Önce Ankara'ya Bildirdiğini Söyledi.
İşte açık istihbarat oyunları, yönetimler endişe verecek ölçüde değişse bile aynı düzeyde senaryolar kurgulanarak ve güncellenerek, aynı statüde uygulandığının açık bir göstergesidir…
Dışişleri Bakanı Ali Babacan, ABD'nin, "Irak'tan askerlerini çekerken Türkiye'ye genel anlamda ihtiyaç duyabileceğini," aylar önce Ankara'ya bildirdiğini söyledi.
Bu şu olguyu gösterir , aynı düzen sürecek ve bu ölçülerde yerel seçimlere Türkiye girecek…
Olaylar ve olanları unutturmak amacı ile bir sürü ek senaryolar gündemde, bu senaryolar sayesinde asıl senaryo gündeme gelecektir…
Bu senaryoyu tahmin etmek şu elektronik çağda zor olmasa gerek…
İşte bu senaryo ülkemizi içten yıkmaya yönelik bir senaryonun gelişmiş bir versiyonu olarak görebiliriz…
İstihbarat oyunları aynen bu biçimde oynanır uzun bir sürecin kısa anlatımı bu olsa gerek…
Düşünmememiz gerek bu düzeni, bu süreci yasal yönlerden nasıl değiştirebiliriz..
Babacan, ABD'nin Irak'tan askerlerini çekerken Türkiye güzergahını kullanıp kullanmayacağı sorusunu yanıtlarken, Amerikalıların öncelikle, hangi güzergahtan, ne kadar asker, mühimmat, silah, araç-gereç geçireceklerine dair kendi planlarını yapmaları gerektiğini belirtti.
Rogg & Nok anti senaristleri olarak uyarıyoruz bu jest işgalin provasıdır…
Amerikalıların bunu henüz yapmadığını ifade eden Babacan, "Ancak bize aylar önce genel anlamda böyle bir ihtiyaçları olabileceğinden bahsettiler. 'Daha somut planlar oluştuktan sonra size bunu da veririz ama Türkiye üzerinden böyle bir şeye ihtiyaç olabilecek gibi görünüyor' diye bize çok genel bir çerçevesini söylediler" diye konuştu.
Bir başka haber daha yakalamıştık başlığı; “İNCİRLİK VE AFGANİSTAN ELİNİ BAĞLIYORMUŞ…..” satır arasında “Amerikan AP ajansı, Türkiye'yi ziyarete hazırlanan Barack Obama'nın Ermeni tasarısı nedeniyle büyük bir ikilemle karşı karşıya olduğunu yazdı.
Nasıl olmasın ki iktidara gelmeden yapılan vaatler aynı Türkiye’deki iktidara gelmeden yapılan vaatlerin ( türban ve buna bağlı din simsarlığı) gibi bu soykırım vaatlerinin de anlamsız olduğu anlaşılmıştır…
Aynen Türkiye’deki türban ve din simsarlığı yapıldıktan sonra iktidara getirilen deneme amaçlı piyon olarak kullanılan RTL gibi yanlış politikalar ile iktidara gelen Barack Obama'nın Ermeni tasarısı suya düşmüştür…”
Demiştik çünkü ABD’nin ulusal çıkarları ermeni tasarısından daha önemlidir iktidara gelmeden önce Ermenilere yaptığı jest gibi bize de yapacağı jest zamanı gelince aynı düzeyde karşı olabilir…
ABD’de yönetim değişse bile bizde olduğu gibi stratejisi değişmez, yalnız güncellenir, günümüz koşullarına uydurularak istihbarat senaryoları yazılır…
Bu senaryolar 10-20 yıl ötesini kapsayacak biçimde yapılmasına rağmen günümüz koşullarına çok rahatlıkla uygulanabilir, işte karşı istihbarat olgusu burada ortaya çıkar.
Bizde olduğu gibi ulusal çıkarlarımızı gözetmeksizin günü kurtarmak amacı ile istihbarat yaparsanız şimdiki duruma Türkiye’yi düşürürsünüz….
Babacan, şöyle devam etti:
"Burada ne önemli?...
Öncelikle eğer kendi yapacakları planlama çerçevesinde Türkiye güzergâhını kullanmaları gerekirse ki bir miktar gerekecek gibi görünüyor, ne geçecektir?...
Silah mı?..
Mühimmat mı?...
Patlayıcı mı?..
Tank mı?...
Zırhlı araç mı?...
Bunun nevini önce konuşmamız lazım. Sonra miktarı ne olacak?..
Ne kakarlık zaman dilimi içinde geçecek?..
Rotası ne olacak?...
Türkiye'den geçiyor ama nereye geçiyor?..."
Bunların cevabı yerel seçimlerin nasıl gideceğine bağlı olarak olgunlaşacaktır, Ergenekon davası ve bu jest arasında büyük bir bağlantı olabilir, yukarıda da belirdiğimiz gibi senaryolar güncellenerek istihbarat olguları ABD tarafından hızla geliştiriliyordur…
Dışişleri Bakanı Babacan, bu konunun 2003 yılındaki tezkere dönemine benzemediğini de vurgulayarak, bugün hangi ülke üzerinden olursa olsun Amerikan askeri varlığının Irak'tan çekilmesine Irak halkının büyük destek verdiğini, bunun bir an önce olmasını istediğini belirtti.
Yukarıda belirdiğimiz olguyu biraz daha açmamız gerekir…
2003 yılında ve sonra göstermelik olarak bulunan cephanelik ve mühimmat depolarının güncellenmesi amacı ile yerel seçimlerde hangi partinin kazanacağı bu olguda son derece mühim bir konudur…
Bu süreçte Türkiye'nin yardımcı olması için Irak'tan kendilerine sinyal geldiğini de bildiren Babacan, "Dolayısıyla Irak halkı bu işe olumlu bakıyor, ama buna rağmen biz tabii kendi şartlarımıza bakacağız" dedi.
Şatlar ve olgu yerel seçimler sonrası belli olacaktır, Yüksek Seçim Kurulu yolu ile bu olgu gelişiyor “Yeni nüfus kartları çıkmadan eski nüfus kartları güncellenmeye uğraşılıyor” çipli nüfus katı çıktığında yine halka bu eziyet edilecek..
Çipli nüfus kartları da ayrı bir soru işareti olarak yakın gelecekte gündeme gelecektir….
Tepkileri duyan aynen şunu söylemiştir “Halk tepki Veriyor diye Yasaları uygulama yalımımı?..”
Yasalar halkın refahı ve huzuru için çıkar olumsuz yasalar yasa olduğu zaman halk tepkisini gösterir…
Bu elektronik çağda herkesin evine kadar çipli nüfus kartları ulaştırılabilinirdi ve bu katlar sayesinde kartını gösteren bir kişi elektronik olarak tarandıktan sonra oyunu kullanabilirdi…
Tabi’i ki bunu yapmak kafa ve beyin gücü ister, bu beyin gücü başka yönlere kanalize edilirse şimdiki gibi halk ve devlet organları karşı karşıya getirilir…
Sonuç bilinmeye bir yönde gelişen, hep soru işareti bırakacak yerel seçimler…
Bu günümüzü aramamamız umuduyla…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder