Pazartesi, Aralık 12, 2011

2000-2011 ve devamında ben hiç susmadım ki !! -51-

2009

Evet okuyucularım,

Hayat tam bir pislik içinde devam ediyor bizde başımıza gelecek olayları tarihimize bakarak görmeğe çalışıyoruz tarih sayfaları bu günü ve yarını bize gösterir.

Her zaman dediğim gibi BU GÜNÜN AYNASI YARININ GÖSTERGESİ dir dostlar işte yakın tarihimizde yapılan araştırmayı size tekraren sunuyorum, dostumuz Birol Özter bu araştırmayı bana yıllar önce göndermişti…

Yavru vatanda yapılan operasyondu bu…

Eğitim konusunda yavru vatan ve bizim sınıfta kaldığımızın bir ölçüde göstergesi idi…

İstihbarat bakımından nasıl bir yanlışa düştüğümüzü görmemiz gerekti, bunu görmemezlikten getirenler şimdiki bizlere saldıran dinci yobaz kişilerdi, fakat ben bu araştırmayı o yıllarda yinede yayınladım…

19 Mayıs 2009 tarihinde değerli eğitmenimiz olan Prof. Dr. Türkan Saylan cenaze töreninde Eski Müftü İhsan Özkeskin, bizlere din ile eğitimin ne kadar iç içe gittiğini cenaze camide iken bir kere daha anlattı, "İnanıyoruz ki Türkan Saylan hanımefendi ödülünü Allah'tan alacaktır" dedi.

Ve bunun yanında şunları da belirtti, “Hz. Peygamberimiz de “İnsanların en hayırlısı, insanlara hayır yapandır” buyuruyor.”  Demişti ve sözlerinin arasında sunu söylemişti, ” Acı ki gerçekten Türkan Saylan vefat etti. Türkan Saylan hanımefendi istirahata çekilmiştir. Ölü değildir. Ölü olanlar bu dünyada hizmeti olmayanlardır…”

Şu Çin ata sözünü de bu din hocamız söylemişti dostlar “Bir yıl sonrasını düşünen buğday eksin 10 yıl sonrasını düşünen ağaç diksin, 100 yıl sonrasını düşünenler insan yetiştirsin”…

Asıl din eğitmenimize teşekkür ederiz…

İşte burada bu gün bile Prof. Dr. Türkan Saylan’a hakaret eden Gülen kişiler ve oların uşakları bu Çin atasözünü kendilerine yontmaya uğraşıyorlar bu uğraşları o kadar yoğunlaştı ki çevremizde olup bitenleri bile saklıyorlar ve fikirleri yozlaştırmaya çalışıyorlar…

Bunlar cemaat kisvesi altında dinimizi amaçları için kullanırken diğer bir olguda bunlardan yandaş bularak gizli amaçlarını yapmaya başladılar…

İşte aşağıdaki araştırmanın asıl anlamı bu olmalı…

Milletler nasıl hatırlanacağını ve nasıl hatırlatacağının istihbarat örgütleri 50 yıl sonrasını düşünerek eğitim kurumları arasına sızar ve operasyonlarına başlamak için ortam ve olanak beklerler aynın bir kaplanın avını beklediği gibi pusuda görürüz onları, en güçsüz andında avlarına saldırırlar…

Operasyonların başlangıcı ise uzun vadede verilen göstermelik eğitimindir…

Bir ülkenin eğitim kurum ve kuruluşlarına girmek o ülkeyi bölme operasyonlarından biridir…

İstihbarat elemanları bunu şöyle yaparlar; Yanlış ve yanlı bilgileri yavaş, yavaş verilip çıkar doğrultusunda gençlerin beyinlerini yıkalar…

İşte örnekleri ile size güneyimizde yaşanan operasyon…

Bu operasyonun hazırlanması 20 yıllı bulmuş ve artık olgunlaşmaya başlamıştır…

K.K.T.C’de yaşanan Operasyon:

Yapım aşaması başlangıcı MSP onun uzantısı AKP nin ilk iktidara geliş günleri….

Yeni Tarih Ders Kitaplarında Hıristiyanlık Propagandası Yapılmaktadır..

ARAŞTIRMA : Birol Özter

Sosyal Bilgiler 5.

Sayfa 114: “Apostolos Andreas (papaz) Rum inanışına göre asasını yere vurdu ve su fışkırdı.  Gittin mi, anlat” denilmiştir.

Bu ifade ile “Git gör ve ödev olarak anlat” talimatı verilmektedir.  Apostolos Andreas bir papazdı. Türk çocuklarına Hıristiyan mitolojisinden yapılan alıntılar ve papazların sözde gösterdikleri kerametlerle öğretilmek istenen nedir?

Sosyal Bilgiler 6.

Sayfa 41: “Gelin dünyada en yaygın tek tanrılı din olan Hıristiyanlığın nasıl doğduğunu öğrenelim” denilmiştir.

Hıristiyanlığın çocuklara öğretilmesi bu ifadelerle zorunlu kılınırken, İslam öğretisi için tam tersi bir yaklaşım sergilenmektedir. Örneğin Sayfa 69’da İslamiyet söz konusu olunca “MERAKLISI İÇİN” başlığı konularak İslamiyet’in öğretilmesinin zorunlu olmadığı vurgulanmaktadır.

Sayfa 41:  “Hıristiyanlığın sembolünün ne olduğunu düşünüp çizer misin?” denilerek Öğrencilere görev verilmektedir.

Çarmıha gerilmiş İsa tablosu kitaba alınarak, Müslüman-Türk çocuklarından bu tabloyu çizerek öğrenmeleri istenmektedir. Haç Hıristiyanlığın sembolüdür, Bu yaklaşımla bir yandan Hıristiyanlık öğretilirken, diğer yandan Hıristiyanlık propagandası yapılmaktadır.

İslamiyet’le ilgili hemen her açıklamanın başına “Meraklısı İçin” ibaresi koymakla yetinmeyenler, daha da ileri gidilerek öğrencilere “Sen Medineli bir gazeteci olsan Hz. Muhammet’le nasıl bir röportaj yapardın” sorusu ödev olarak öğretilmektedir. Öğrencilerden Hazreti Muhammet ile röportaj yapılmasını isteyen bir zihniyeti hangi akıl ve mantığa nasıl sığdırabilirsiniz? Bu İslami sapkınlığın takdirini okuyucuya bırakıyoruz.

Sayfa 42: “Kutsal Kitap İncil tüm insanlığa gönderildi” denilmiştir.

Bu cümle ile Türk ve Müslüman çocuklara “İncil sizin kutsal kitabınızdır” mesajı verilmekte İslam’ın kutsal kitabı Kuran dışlanmakta, “bütün insanlığa gönderilmedi” imajı verilmektedir.

Sayfa 42: “YORTU-PASKALYA-NOEL-Noel Ağacı, Meryem Ana gibi kavramların Hıristiyanlar için önemi hakkında bilgi toplayalım” denilerek ödev verilmektedir.

Hıristiyanların kutsal kabul ettiği bu günlerin öğretilmesi zorunlu kılınırken, İslam’la ilgili diğer konularda olduğu gibi, Sayfa 72’de “Kurban ve Ramazan Bayramları” için “Meraklısı İçin” denilerek zorunluluk kaldırılmıştır.

CTP iktidarı tarafından hazırlanan ve CTP Milli Eğitim Bakanı tarafından “Gurur duyarım”, CTP Başbakanı tarafından “evrensel, bilimsel değerler” olarak nitelenen (Yeni Düzen -26 Mart 2007) bu kitaplar çocuklarımızın Hıristiyanlık öğrenmesine hizmet etmektedir. CTP Başbakanı’nın evrensel ve bilimsel değerlerinin ne olduğu da sergilenmektedir.

Sayfa 42: Büyük Roma İmparatorluğu’nun şeması verilmiştir (Doğu ve Batı ROMA İMP.nun BAŞKENTİ-DİLİ-DİNİ- DİNİ MERKEZİ, Dini Lideri, Yıkılış Tarihi).

Büyük Roma İmparatorluğu bu şekilde öğretilirken kitaplarda yer alan çok sayıdaki Anadolu haritasının üzerinde “Bizans İmparatorluğu, Klikya Ermeni Prensliği, Küçük Ermenistan, Ermenistan v.s” ibareler defalarca kullanılmıştır. Kıbrıs’ta KKTC yok sayılırken, Anadolu’da Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığı da görmezlikten gelinmekte Anadolu’nun Türklüğü kitaplardan, söylemlerden, haritalardan silinerek reddedilmektedir. Rum mantalitesi ve Rum ağzı ile gerçekleşen bir yazılım söz konusudur. Kitaplara Rum bakış açısı hakimdir. Petros Papapolivyu isimli Rum öğretim görevlisi bu kitapların, Vassos Karageorghis’in ‘Kition, Mikaenaen and Phoenicean Discoveries in Cyprus’ isimli kitabından alıntı oldukları iddiasında bulunurken, Rum gazeteleri “AB Kıbrıslı Türkleri Elenler gibi düşünmeye zorluyor.” başlığını atarken tamamen haklıymışlar. Bu tarih kitapları Rumların bu söylemlerinin ispatıdır.

Sayfa 42: “İstanbul’da bulunan Ayasofya Kilisesi Ortodoks Hıristiyanlar için kutsal bir mekândır” denilmiştir.

Kitaplar Rum Kilisesi’nin Başpapazı tarafından yazılmış olsaydı Rumların ve Hıristiyanların isteği ancak bu kadar başarılı ifade edilebilirdi?

Hıristiyan ve Ortodokslar için önem taşıyan her şey bu kitaplarda yer almıştır. Her şey Hıristiyan ve Rum-Yunan bakış açısı ile irdelenmektedir. Rum ve Hıristiyan inançları Rum ağzı ile çocuklarımıza öğretilmeye çalışılmaktadır. Ayasofya beşbuşuk asır önce cami olmuştur.  1934’ten itibaren yani 73 yıldır müze olarak kullanılmaktadır. Bu tarihi gerçekler ortada dururken  “İstanbul’da bulunan Ayasofya Kilisesi Ortodoks Hıristiyanlar için kutsal bir mekândır” diyerek Rum-Yunan propagandasına yalakalık yapmanın anlamı nedir?

Bu yaklaşım ile askeri eğitimlerinde “İstanbul’a gideceğiz, Ayasofya’ya haç dikeceğiz” marşları okuyan Yunan efsunlarının yaklaşımları arasında ne fark vardır?’

Bu yaklaşım ile İstanbul’a toplarla girerek Moğolları ve Türkleri öldürerek İstanbul’a sahip olacaklarını yazan STOHOS gazetesi arasında ne fark kalmıştır?! (Batı Trakya Türklerine dağıtılan fanatik Yunan gazetesi)

Sayfa 43: “Apostolos Andreas Manastırı’nın önemi hakkında bilgi edinelim” denilerek öğretmene ve öğrenciye görev verilmektedir.

Apostolos Andreas isimli papazın ve Apostolos Andreas Kilisesi'nin toplumumuzla yakından uzaktan ne ilgisi var ki çocuklarımıza belletilmek isteniyor. Bunun Hıristiyanlık propagandasından başka ne amacı olabilir ki?

Türk çocuklarına Hıristiyanlık öğretisi zorunlu ama İslamiyet öğretisine gelince Sayfa 69’da  “Kandil Gecesi: Peygamberin doğumu” için ‘Meraklısına ve Sayfa 71’de yine “Ramazan ve Kurban Bayramı” söz konusu olduğunda “Meraklısı İçin” notu düşülmüştür. Bunları yapanların, ders kitaplarına böylesi talimatları koymaktan zerrece hicap duymayanların Türk ve Müslüman olduğunu düşünmek olanağı var mıdır?

Sayfa 72: “Hacer-ül Esved: Göktaşı olduğu düşünülür ama Müslümanlar bunun cennetten geldiğine inanırlar” denilmiştir.

Burada öğrencilere “biz değil, Müslüman olanlar bunun cennetten geldiğine inanırlar ama biz yutmayız, biz onun göktaşı olduğunu düşünüyoruz. Siz de böyle bilin” mesajı verilmektedir. Aynı zamanda bu kitabı yazan ve onaylayanların Müslüman olmadıkları mesajı da verilmektedir.
Sayfa 74: Yine 2 tane “Meraklısı İçin” talimatlı bilgi verilmektedir. Bunlardan biri Kıbrıs Türkleri ve İslam Dünyası tarafından kutsal bir yer olarak kabul edilen “Hala Sultan Tekkesi” diğeri ise “Kuran-ı Kerim Hakkında bilgi” başlıklı bölümdür.

Hiç yorum yok: