2009
Dostlarım,
Defalarca uyardım ve uyarmaya devam edeceğim…
Ülkemiz eden gidiyor geçen yazımda belirttiğim gibi ülkemizde oynan oyunlar o boyutlara vardı ki artık o oyunları bozacak yargı ve düzen kalmamıştır, her zaman yargıya inanan, görüşü ne olursa olsun herkesin fikrine saygı duyan ben bile Uğur Dündar’a yapılan bu olguyu bir insan olarak duyarsız kalamam…
Uğur Dündar ile hiçbir bağlantım yok, ama görüş ayrılıklarımız olsa da beden büyük ve tecrübeli olduğuna inanıyorum…
Evet, dostlar, şimdi açık bir mektup yazmanın zamanıdır…
Uğur Dündar,
Size yapılan hareket bu ortamda oluştu….
Ben ve grubum tarafsız olarak şunları söylemek istiyoruz…
Biraz görüş faklılığımız olsa da aynı yolda yürüyoruz şu anda size yapılan bu operasyon hepimize yapılmıştır…
İsterseniz bazı açıklamalara da bulunalım ve unutmayın ben ve gurubum her zaman size yardıma hazırız ve sonuna kadar arkanda olarak olayları takip edeceğiz…
Uğur Dündar’ın Haklı veya haksız bu biz ilgilendiriyor…
Bunda günler gelirken bunları görmüştük….
Bu olayların olabileceği hakkında bazı senaryolar grubum sayesinde yazmıştım…
Örnek olarak…
Yazım tarihi Cumartesi, 17 Ocak 2009 22:15
İşte son örneği ERGENEKON….
Ergenekon sayesinde İ. Melih Gökçek’in elide güçlendi..
Yazını devamında şu vardı…
İ. Melih Gökçek, her şeyi elin ve diline alan bu zat.
Kim olduğunu oy verenleri kırmadan yazmam gerekti…
Çünkü her kesimden bu yazıları okuyanları biliyordum bu yazı bir nevi ihbar niteliğini taşıyordu…
Yazını devamında daha fazla ayrıntıya girmeyi uygun bulmamıştım çünkü o tarihte İsrail ve Filistin olgusu vardı ve bilinçsiz ve uyutulmuş halkımız bu aşamada benim idealarımı boş yazmak olarak görebilirlerdi
olarak görürdü…
Yazının gidişatı bunları yazmamı ama ufak çapta değinmem gerekirdi ve yargıya güvendiğimden söylemek istemedim ama bu olguları yazıp halkımızı ve yargıçları uyarmam şarttı..
Bazı olguları ve oluşumları tahmin ediyor ve yargıya nasıl güveneceğim diye kendi kendime soruyordum…
Sorulardan cevaplar çıkar bilirsiniz…
Sonunda cevapları geçmiş günlerde İ. Gökçe’ in MOTSAT ile beraber bazı olgular yatığını ve yapacağını da biliyordum çünkü 2. ideada name olgunlaşırken gurubum bana haber vermişti…
Ve biraz değinmem sakınca olmadığını düşünerek yazdım…
Ankaralı seçmenler böyle bir belediye başkanını seçip başımıza getirdiği sürece bu tür şarkıların çalınması ve Ankara’nın değişik bölgelerinde silah ve cephane bulunması doğal bir olgudur…
Bence yine seçilirse daha çok silah ve el bombası Ankara ve çevresinde onun ortak olduğu arazide ve gruplarda da bulacağımız olgu çerçevesindedir , her neyse bunlarda elbet bir gün çözülür, önümüze konulan Ergenekon davası bu olguyu perdelemiştir, kanıt ve olgular kayıp veya geçtiğimiz haftalarda yok edilmiştir, tabi’i ki bu benim ön görüm, konumuza devam edelim...
Yazmıştım yazımı devamında ise…
2003-2004 yıllarında konulduğu var sayılan bomba ve cephanelikle 4 Temmuz 2003 yılındaki Süleymaniye’deki 11 Türk askerinin başına çuval geçirmesi ile oluşan olgunun bağlantısı var mı?
Eyer varsa bu olayın sorumluları da şimdiki Ergenekon davasına müdahil olacaklar mı?..
Demiştim ama kanıt ve o haftaya bağlı karmaşada kanıtlar yok edilmiş veya saklanmıştı..
Saklanması daha mantıklı çünkü bu uşak olan İ.M.G istihbarat olgusu olarak güvenilmemekteydi, çünkü kendi çıkarları için memleketini satan sonrada bizi satar diye düşünülmesi yukarıda belirttiğim gibi mantıklı geliyor…
Yazıma devam ettim…
RTE Geçmişte TSK ile Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kurumsal bir sorun olmadığını ima ederek “TSK bana bağlı bir kurumdur” dememişimiydi…
Şimdi Bazı üst düzey subaylar tutuklanıyor, kendisine bağlı olan bir kurumun içinde olan bu örgütlenmeyi 5 senede anlamayan bir başbakan olabilir mi?..
Bu oluşumu biliyorsa neden korkup bunları yetkili mercilere vermedi RTE…
RTE Bir numaralı kişiyi kendisi biliyor mu?…
Acaba bu bir numaralı kişimi RTE Başbakan A.G cumhurbaşkanı yaptı?..
Beyaz kefen elbise giymeden bunları açıklayabilecek mi RTE ve A.G ?..
RTE’ nin ve A.G’ nin bu oluşumdan haberleri olabilir mi, sorgulamaya RTE ve baş kumandan olan A.G dahil edilecek mi?...
Yoksa bu olgu her zamanki gibi çıkar ve güç olarak yargıyı kullananların bir senaryosu olarak Ergenekon davası sürecek mi?..
Sorular…
Sorular…
Yazmıştım aslında soruları içinde cevapları da var DÜNDAR….
Yazını bazı bölümlerini günümüz olgusunda yazdım…
Bu olguları takip ediniz siz yılardır araştırma yapan bir gazeteci olarak siz halk tanıyor, siz kediniz ve halk için bu olguları araştırmanızda fayda görüyorum…
Ben size yapacaklarınızı anlatacak kadar saygısız bir yazar değilim…
Buları araştırırsanız size kimlerin komplo kurduğunu anlarsınız umuduyla…
Şu anda inanın dalgalanan bayrağımıza bakıyorum, dalgalı bir suda balık avlamaya benzeye bu iş, bu seçimlerin sonucunda açığa çıkacaktır, sizi bilmiyorum ama ben halkıma güveniyorum…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder