Cumartesi, Aralık 03, 2011

2000-2011 ve devamında ben hiç susmadım ki !! -15-


2008

Parçalar yerli yerine oturuyor, yaptığınız işler yapmadıklarınızın aynası oluyor daha öce belirtik, BU GÜNÜN GÖRÜNTÜSÜ YARININ AYNASIDIR PEK YAKINDA TÜRKİYE'DE dedik anlamadınız….

Parçalamak kolay, ama parçaları bir arda tutmak zor. Dedik anlamadınız ,  diğer etnik kökenli olaylara çanak açmadan yaşadığınız ülke topraklarında düzgün dürüst siyaset ile yönetin, bu siyaset halk tabakasına yayıldığı zaman halk sizi yanınızda olur, halkı aldatmayın çünkü en büyük güç halk gücüdür dedik halende bunu diyoruz..

Yukarıda bazı hususları belirttiğimiz olguları genelde yönetimden bağımsız olarak çalışırlar fakat yönetime yakın kişiler tarafından yönetimin her hangi bir yanlışı olduğunda bireysel olarak yönetim kademesindeki lideri uyarırlar, sonuç alamadıkları zaman ise NOK grubundan yardım alarak hataları yasal prosedürler içinde düzeltme yoluna giderler, genelde birbirlerini tanıma NOG grubunda faaliyet gösteren elemanlar, ama bir söz bir davranış onları bir araya getirir, her parti ve kurumda NOK elemanları olduğunu söyleyebiliriz, işte supap olarak kullanılan bu kişi ve sorumluları aşağıda belirteceğim satranç oyununu Türkiye ulusu için oynar her şeyden her olaydan ders çıkarır siyasi terbiyeyi bozmadan siyaset yaparlar…   

Gördüklerimizi ve duyduklarımızı elimizden gediğince tarafsız olarak yayınlıyoruz, bu tarafsızlığımız yanız Türk ulusu tarafındayız ve onun hizmetindeyiz.

Yasalara saygı duyarak sonucu görmeden kimseyi yargılamamaya dikkat gösteririz…

Geçtiğimiz ay 10 Eylül 2008 tarihide taktir ettiğimiz cumhuriyet gazetesi yazarlarından Hikmet Çetinkaya - Politika Günlüğü  yazısında şunu belirtti;   “Tehlikenin Farkında mısınız?..” ve de devamında “Dinci faşizmin ayak seslerini Cumhuriyet 18 ay önce haber vermişti:” demişti..

Biz NOK grubu olarak başkanlığını sürdürdüğüm ROGG haber yardımıyla 2002 yılından bu yana değişik haber kaynaklarında çalışan yazarlarımız ve yorumcularımız, yazılarında, yorumlarında siyasi terbiye içinde uyarı yazılar. Yazılarında ben dâhil tüm arkadaşlarım bu hususa defalarca NOK grubu olarak değindik.

Hasta olan ulusumuzun hastalığına çare olması için defalarca yorum yaparak, çareleri ve nasıl önem alınması gerektiği hususlarda terbiyemizi bozmadan ve yasal çerçevesinde uyardık..

Amacımız doğrultusunda halende uyarıyoruz kangren olmada bu işi bitirelim..

Ne yazık ki hasta ve hasta sahibi olan halkımız bu uyarıları göz ardı etti…

Tedavi başarılı olmadı, bu bizim yanış yede ve yanış sahada olmamız gibi algılana bilinir, beklide bu bizim eleştiren kişilerce doğru bir teşhis olarak kabul edilse de, biz NOK grubu olarak eleştiriye açık olduğumuzu her ortamda belirtik belirmeyle kalmadık bu eleştirilerden ders bile aldığımız olmuştur.

Bu görülen tedaviye alternatif tedavi sistemleri bile oluşturuldu.

Tedavi sistemleri yanlış uygulandı, birlik olmadığı için hastalıklı öldürücü olarak virüslerini devletin değişik kademelerine hastalığı mutasyon olarak yenilenmiş hali ile yerleştirdiler.

İşte eleştirilecek konu asıl bu olmalıydı, birlik ve beraberlik olmaz ise tek yapılan işler kendimizi eleştirmekten öteye gitmediğini bu geçtiğimiz 5 ayda süresince üzülerek gördüm..

Eleştiri yaparken hem içimizde hem de karşı görüşe yapıcı eleştiri sunmak, bunu yaparken siyasi terbiyeyi bozmak önem taşıyan bir konu olmalıydı, alternatif tedavi sunan kişi ve guruplar bu ufak ayrıntıyı bir ölçüde unuttu…

Şimdi işimiz daha zorlaştı hastalık bütün vücuda yayılmaya başladı önlem almanın zamanı gelmiştir dostlarım..

Kemoterapi yöntemini kullanmaktan başka bir çare kalmadı, kanserli hüre yapısından kedini yenileyen bir virüs oluşumu ortaya çıktı, buda iyi tahlil edilmesi gereken bir olgudur…

Bu hücre yapısı sayesinde Terör ve uyuşturucu trafiği artı, alınan önlemler yeteri olmamasının nedeni, fakında olmadan yapılan dışarıdan enjekte edilen virüslerin yardımı ile, içimizde bulunan bu adi utanmaz virüslerle birleşti, yeni mutasyon yaratan hücre yapısını geliştirdi…

Nokta istihbarat olayı nokta ölümler olarak göz önüne serildi, kendini unutturmamaya çalışan Terör örgütü PKK haziran ayıdan bu olayları planladı ve bizim nokta istihbarat olanaklarımızı kullanarak acımasız saldırılarına başladı…

Biz NOK olarak bir senaryo yazmıştık ilk sınır ötesi harekattın sonunda  geçmiş yazımda bu senaryoya yer vermiştim isteyen geçmiş yazılarımı okusun….

Hiç yorum yok: