2008
Parçalar yerli yerine oturuyor, yaptığınız işler yapmadıklarınızın aynası oluyor daha
öce belirtik, BU
GÜNÜN GÖRÜNTÜSÜ YARININ AYNASIDIR PEK YAKINDA TÜRKİYE'DE dedik anlamadınız….
Parçalamak kolay, ama parçaları bir
arda tutmak zor. Dedik
anlamadınız , diğer etnik kökenli olaylara çanak
açmadan yaşadığınız ülke topraklarında düzgün dürüst siyaset ile yönetin, bu
siyaset halk tabakasına yayıldığı zaman halk sizi yanınızda olur, halkı
aldatmayın çünkü en büyük güç halk gücüdür
dedik halende bunu diyoruz..
Yukarıda bazı hususları
belirttiğimiz olguları genelde yönetimden bağımsız olarak çalışırlar fakat
yönetime yakın kişiler tarafından yönetimin her hangi bir yanlışı olduğunda
bireysel olarak yönetim kademesindeki lideri uyarırlar, sonuç alamadıkları
zaman ise NOK grubundan yardım alarak hataları yasal prosedürler içinde
düzeltme yoluna giderler, genelde birbirlerini tanıma NOG grubunda faaliyet
gösteren elemanlar, ama bir söz bir davranış onları bir araya getirir, her
parti ve kurumda NOK elemanları olduğunu söyleyebiliriz, işte supap olarak
kullanılan bu kişi ve sorumluları aşağıda belirteceğim satranç oyununu Türkiye
ulusu için oynar her şeyden her olaydan ders çıkarır siyasi terbiyeyi bozmadan
siyaset yaparlar…
Gördüklerimizi ve duyduklarımızı
elimizden gediğince tarafsız olarak yayınlıyoruz, bu tarafsızlığımız yanız Türk
ulusu tarafındayız ve onun hizmetindeyiz.
Yasalara saygı duyarak sonucu
görmeden kimseyi yargılamamaya dikkat gösteririz…
Geçtiğimiz ay 10 Eylül 2008 tarihide
taktir ettiğimiz cumhuriyet gazetesi yazarlarından Hikmet Çetinkaya - Politika
Günlüğü yazısında şunu belirtti; “Tehlikenin Farkında mısınız?..” ve de devamında “Dinci faşizmin ayak seslerini Cumhuriyet 18 ay
önce haber vermişti:” demişti..
Biz NOK grubu olarak başkanlığını sürdürdüğüm
ROGG haber yardımıyla 2002 yılından bu yana değişik haber kaynaklarında çalışan
yazarlarımız ve yorumcularımız, yazılarında, yorumlarında siyasi terbiye içinde
uyarı yazılar. Yazılarında ben dâhil tüm arkadaşlarım bu hususa defalarca NOK
grubu olarak değindik.
Hasta olan ulusumuzun hastalığına çare olması
için defalarca yorum yaparak, çareleri ve nasıl önem alınması gerektiği
hususlarda terbiyemizi bozmadan ve yasal çerçevesinde uyardık..
Amacımız doğrultusunda halende
uyarıyoruz kangren olmada bu işi bitirelim..
Ne yazık ki hasta ve hasta sahibi olan halkımız
bu uyarıları göz ardı etti…
Tedavi başarılı olmadı, bu bizim yanış yede ve
yanış sahada olmamız gibi algılana bilinir, beklide bu bizim eleştiren
kişilerce doğru bir teşhis olarak kabul edilse de, biz NOK grubu olarak
eleştiriye açık olduğumuzu her ortamda belirtik belirmeyle kalmadık bu
eleştirilerden ders bile aldığımız olmuştur.
Bu görülen tedaviye alternatif tedavi sistemleri
bile oluşturuldu.
Tedavi sistemleri yanlış uygulandı, birlik
olmadığı için hastalıklı öldürücü olarak virüslerini devletin değişik
kademelerine hastalığı mutasyon olarak yenilenmiş hali ile yerleştirdiler.
İşte eleştirilecek konu asıl bu olmalıydı,
birlik ve beraberlik olmaz ise tek yapılan işler kendimizi eleştirmekten öteye
gitmediğini bu geçtiğimiz 5 ayda süresince üzülerek gördüm..
Eleştiri yaparken hem içimizde hem de karşı
görüşe yapıcı eleştiri sunmak, bunu yaparken siyasi terbiyeyi bozmak önem
taşıyan bir konu olmalıydı, alternatif tedavi sunan kişi ve guruplar bu ufak
ayrıntıyı bir ölçüde unuttu…
Şimdi işimiz daha zorlaştı hastalık bütün vücuda
yayılmaya başladı önlem almanın zamanı gelmiştir dostlarım..
Kemoterapi yöntemini kullanmaktan başka bir çare
kalmadı, kanserli hüre yapısından kedini yenileyen bir virüs oluşumu ortaya
çıktı, buda iyi tahlil edilmesi gereken bir olgudur…
Bu hücre yapısı sayesinde Terör ve uyuşturucu
trafiği artı, alınan önlemler yeteri olmamasının nedeni, fakında olmadan
yapılan dışarıdan enjekte edilen virüslerin yardımı ile, içimizde bulunan bu
adi utanmaz virüslerle birleşti, yeni mutasyon yaratan hücre yapısını
geliştirdi…
Nokta istihbarat olayı nokta ölümler olarak göz
önüne serildi, kendini unutturmamaya çalışan Terör örgütü PKK haziran ayıdan bu
olayları planladı ve bizim nokta istihbarat olanaklarımızı kullanarak acımasız
saldırılarına başladı…
Biz NOK olarak bir senaryo yazmıştık ilk sınır
ötesi harekattın sonunda geçmiş yazımda bu
senaryoya yer vermiştim isteyen geçmiş yazılarımı okusun….
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder