2008-2009
Gelelim ülkemize son trajikomik Ergenekon 9. dalgasına…
Evet, bu dalga artık hukuk ve yasa çerçevesinden çıkmış, benim her mesajımda verdiğim gibi Karşı devrim yapıcılarının senaryoları olarak gündeme gelmiştir…
Atatürk’e saldırdılar olmadı…
Cumhuriyete saldırdılar olmadı..
Şerefsiz F.G cemaati denilen bir yasal ama yasadışı örgüt türettiler olmadı…
TSK pasivize etmek için ajan yetiştirdiler olmadı…
Yasa ve yasa uygulayıcılarını örümcek ağı ile sardılar hatta bazılarını öldürdüler olmadı…
Korkularını beli ettiler bu oldu…
Önümüzde Ergenekon davası çıkardılar bunu hazım etik buda oldu…
Evet, bunlar şimdi yasayı yasa dışı işleri için kullanıyorlar, bunu da gördük ve susturulduk buda oldu…
Yasama devletini polis devleti yaptılar buda oldu…
Korku her tarafa yayıldı bunu da becerdiler buda oldu…
Kimse artık yazamaz ve fikrini söyleyemez duruma getirme çabaları meyvesini verdi bu tohumları ektiler buda oldu…
Bu oluşum çerçevesinde yasayı ve yasa uygulayanları kullandılar buda oldu…
Yazanları ve hatalarını söyleyenleri tüm fikir ve düşünce bazına konuşanlar, akademisyenler, önceleri dokunamadıkları TSK mensuplarını emekli devlet personelini yasal çerçevede suçlu gibi gösterip içeri tıktılar buda oldu..
Halkı ve TSK sustu bunu da bir ölçüde başardılar, buda oldu…
Ben şimdi ATATÜRK gibi komutan ve devlet adamı çıkmasını istiyorum vurduğu yeden “çın” sesi değil “bomba gibi” ses çıkaracak korkmadan sesi çıkaran bir lider istiyorum…
Aranızda bu vasıflara uyan biri varsa onun elini hatta ağını bile öpmeğe razıyım…
El, ayak öpmekle dudak aşınmaz ve yerinde bu dudaklar yine doruları söyler ama aranızda böyle bir vasıfsa sahip olan yoksa ben bu yazıları yazarım ve bunu her yazımda değişik de olsa dile getiririm sayın denilen sayınlar….
Terbiyemi bozmadan tek bir şey söyleyeyim, sizlerden ve bu yapay politikalarınızdan bıktım yeter, yeter, bir daha yeter…
Silkinin kendinize gelin ey Türk halkı, batıyorsunuz, uyanın, uyandırın…
Sayınlar devleti yıkmaya uğraşırken 3. Dünya savaşı yakında çıkacak, yeter be yeter ülkeyi düşünün ülkeyi…
O zaman yıkıntılar altında kalan bu devlet kimin uşaklığını yapacak?..
Sayılar siz kendinizi uşak olarak görebilirsiniz ama ben uşak olmadım ve olmayacağım, beni öldüren ve yaşatan bu ulus olacaktır…
Dilerim ölmeden bu ulusun uşak olmadığı günleri bir kere daha görebilirim…
Her meslek benim için kutsaldır, sevdiğim veya sevmediğim mesleklerde olabilir…
En nefret ediğim meslek uşak politikacıların mesleğidir….
Uşaklık da bir meslek biçimidir ama bunu şerefsizce yapanlara ve milleti çıkarları için satanlara ben şerefsiz ve utanmaz derim dostlarım…
Siyasi terbiyem ve Türk örf adetlerim yukarıdaki gibi ve aşağıdaki yazıyı yazmamı gerektiriyor…
Bu gereksim çerçevesinde biraz, geriye biraz ileriye bakmam ve sizlerle bu olguları paylaşamam gerekiyor…
Zaman o kadar çabuk akıp geçti ki, zamanı yakalamak zorlaştı.
Sonunda zamanın bir ucundan tutmayı başardım, bir defa daha uyarmaya ve uyandırmaya karar vermiştim ki…
Birde baktım bir nebze ileri gitmemişiz, hikâyenin başlangıcında oldu gibi “ Az gittik uz gittik dere tepe düz gittik”, gördüklerimiz görmediklerimizin aynası oldu yine akıllanmadık ve anlatamadık.
Türkiye’nin batağa gittiğini halkımıza bizler anlatamadık…
Bu olgu bizim yanış yaptığımız kadar, yanlış ve sonunu düşünmeden yapılan politik akımlarında bu yanlışta payı büyük olduğunu söylemek gerekir.
Evet bu bizim başarısızlığımız…
Yine yazıyoruz dostlarım…
Yine sömürülüyoruz dostlarım…
Yine fakir edebiyatı ile oy toplayanlar başımızda dostlarım..
Yine yalanı ve şerefsizliği uzmanlık haline getiren kişiler var dostlarım…
Yüzlerine tükürsem yarabbi şükür diyenler çoğaldı dostlarım..
Yine yazıyoruz dostlarım…
Sanatçı olmak onur diyorduk dostlarım..
Mustafa diye bir film çıktı ona da gittik dostlarım…
Atamızın kurduğu partiye siyah KARA FATMALARIN girdiğini gördük, acaba bu partiyi demi baş örtü özgürlüklerine esir alındı diye düşündük, amaçlı günlere geldik dostlarım…
Biraz bu CHP olayını irdelediğimiz zamanıdır…
İyimser düşünerek yazmaya çalışacağım…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder