Çarşamba, Aralık 14, 2011

2000-2011 ve devamında ben hiç susmadım ki !! -68- Senaryonun adı

2010

Saygın okurlarım,

Sayınlar  bu konuda yapacaklarımız veya yapamayacaklarımız ülkemizin bölünüp bölünmemesine yol gösteren yegâne gösterge olacaktır önceki siyaset oluşumuna bakalım, NOK Genel Merkezi ve ben olayları nasıl gördük veya algıladık birde bizi izleyin… 

Size NOK Merkezinin araştırması ile birlikte oluşan  önceden yazdığım bir senaryo yazıyorum,  bu senaryo ne kadar gerçek ne kadar düzmece olduğunu sayınlar, siz daha iyi bilirsiniz…

Senaryonun adı; istihbarat başarısı…

Operasyonlara 15 senede,  teknoloji yolu ile 24 saat geriye bakılarak istihbarat olaylıları başarısı veya başarısızlığı bilinebilinir…

Operasyonların istihbarat yönü ülkelerin istihbarat gücü ile eş zamanlı gittiği bilinmekle birlikte güç kazanmak içinde bazı operasyonlara başvurulur…

Operasyon olguları kısaca İstihbarat olguları bakış açısı ile değişime uğrasa da geniş bakış açısı ile  bu görüşleri görme olanağı uzmanlar tarafından görülebilir, bu  operasyonlar ne kadar saklanabilir?..

İlerde yapılacak operasyonların ve muhtemel operasyonların yukarıda belirtilen olgular çerçevesinde başarılı olup olmayacağını uzmanların çalışması belirler…  

Şimdi ufak bir dış istihbarat yolu ile devlet yıpratma senaryosunu yazalım…

Bir ülkede bir kurum var ki diğer kurumlardan daha iyi ve daha sağlam olarak duruyor…

Bu kurumun içine dış istihbarattan hiçbir birim müdahale edemiyor…

Şimdi düşünelim bu kurumu nasıl yıprata biliriz?..

Uzmanlar senaryoyu yazmaya başladılar sorular soruları kovaladı sonunda bir soruya takıldılar oda ulus ve üniter yapıyı bozmak,  bu sorunun cevabı çok tartışıldı her zaman yapılan senaryolar geriye tepiyordu o zaman bu dış güçler ne yapmalıydı?

İstihbaratta anlık, orta, uzun vadeli senaryolar yapılır ve bunların bileşkesi başarıyı göz önüne serer…

Uzun vadeli istihbaratı ana hatları ile herkesin anlayacağı biçimde anlatayım….

1.       Uzun vadeli istihbarata yapılacak olgu ülkelerin üzerinde etkili olmak için istihbaratın bağlı olduğu veya olacağı kesin bir hükümetin  kurulumu için çalışmalar yapılması...

2.       İstihbarat bu olguda yer alan hükümete yardım için parasal kaynak sağlar fakat bu kaynağı kılıfına uydurmak olgunun en büyük işlevidir…

3.      Siyasi kişilerin bazen haberleri olarak bazen de siyasi otoritenin habersiz olarak  bu kuruma dışarıdan  müdahale edebilmek içinde ortam hazırlaması gerekir…

4.    Siyasi otoriteyi denetleyici kişiler ( çoğu zaman danışman veya müşavir ) pozisyonunda, yandaş kişiler yavaş,  yavaş  hükümetin bulunduğu mevkilere getirilir, bu olgu tamamlanmadan diğer senaryolarla kılıf örülür ve de bu kişi veya gruplar ülkenin ana damarlarına yerleştirilir…

5.    Medya organlarına , grup halinde sezdirmeden kadrolaştırma yapılması yine uzun vadeli operasyonların ana unsurudur…

Orta vadeli istihbarat olgusunun ana hatları kısaca şöyledir:

1.       İstihbarat elemanları yapılandıktan sonra kendi bölgelerinde istihbarat yayıkları ülkede halklarının ekonomik siyasal nabızları yoklayarak, halkın asıl senaryoyu görmemesi için arada bir yapılan parasal iş gücü gibi dalgalandırma olayları ile tutulmasını sağlamak, Orta vadeli istihbaratın bir yöntemidir.

2.       Uzun vadede yapılan hükümet yapılandırılmasını çeşitli dalgalandırıcı olaylarla denetlemek, istenemeyen veya yönetimde zorluk çıkaran kişileri değiştirmek yine orta vadeli istihbaratın bir yöntemidir…

3.       Halkın bölünmesi için çeşitli eğlemeleri yaptırıp sonra bunları yedek çalıştığı siyasi gurupların üzerinden götürmesi, istihbarat  olgusuna bağlı ülkeye bunları eleştirmesini önermek ( ters istihbarat ve siyasi istihbarat ) yolu ile ülke halkının düşünce yapısını ve fikirlerini saptırmak bu orta vadeli istihbaratın olgusudur…

4      Yukarıdaki şıktaki bu olgu sayesinde doğru karar verme, insan düşünce ve fikir mekanizmalarını sekteye uğratıp daha sonraki operasyonlara zemin hazırlamakta Orta vadeli istihbaratın bir önergesidir…..

Kısa vadeli istihbaratın ana hatları:

1.       Olgumuz gereği yıpratılacak ve halkın gözünde düşürülecek kurumun tüm Faaliyetleri her türlü yoldan takip etmek ve bu kurumu halkın gözünde her zaman, her ortamda küçük düşürme senaryoları hazırlamak ve medya yolu ile her gün bunları halka göstermek ve gelecek senaryolara zemin hazırlamak kısa vadeli istihbaratın olguların başında gelir…

2.       İstihbarat olarak yıpratılacak kurumun içine kişiler sokulamadığı için dışarıdan yaptıkları olayları analiz ederler, buna göre değişik senaryolar üretilmesini medya yolu ile sağlarlar…

3.       Yukarıdaki şıkka bakarak, buna göre gelecek olaylar ve olgular uzmanların bakış açılarına göre çok detaylı tahmin edilebilinir , bu tahminler istihbarat kurumunun başarısı veya başarısızlıkları ile örtüşen olgudur…

4.       İstihbarat kurumlarının daha önceden alıp eğittiği  analistlerin sayesinde başarılı veya vasat kişiler olmasın, istihbarat servisinin başarısını gösteren yegâne olgudur...

5.       2. Şıkta da belirtilen olgu çerçevesinde istihbarat kurumunun bulunduğu ülke topraklarında operasyonlara başlar…

6.       Bu yıpratılacak kurumun üzerinde yaptığı tüm operasyonlardan kendilerine pay çıkarmak için ek olarak ( ters istihbarat ve siyasi istihbarat ) birimlerinin önerilerini ne kadar bağlı bulunduğu ve filansal yardım aldığı kendi ülkelerinde dinlediklerinin olgusu içinde yıpratılacak kurumun ne kadar yıpratılacağı belli olur…

Bularda başarılı istihbarat örgütün başarısıdır.

Şimdi evet, HAYIR oyunu tezgahlanıyor, bizim senaryomuzda olduğu üzere ülkemiz  bu olguda 1-0 mağluptur…

Yine düşünelim, geçtiğimiz yılarda bir asker tarafından yapılan hava birde kara operasyonu oldu, bu kara operasyonu şerefsizlerle şerefliler arsındaki siyasi anlaşmalar, sonuç olarak başarının başarısız olduğunu halka duyuran yine medya oldu…

Olayı biraz daha senaryoma bakarak açalım…

 Zaten açılım bu operasyondan sonra gündeme gelmişti, yine olması muhtemel senaryonun devamı olan bu senaryoyu ben yazmıştım…

Operasyon başlamadan önce bilinen A.B.D.  tarafından uygulanan politika sonucu biz dâhil tüm analistler bu sözlerin altında olan olayları irdeledik.

Ne diyordu A.B.D “ PKK ortak düşmanımızdır”, “Anlık istihbarat vereceğiz” demişti…

Operasyon biteceği sırada A.B.D.  ne dedi NOK analist uzmanları irdeledi…

Yurt dışında A.B.D dış işleri bakanı “ Gerekirse istihbarat desteğimizi çekebiliriz” sonra Türkiye’ye gelerek kapalı kapılar ardında konuşup gidiyordu…

Bu arada KOMUTANIMIZ  “ BİR GÜN DE SÜREBİLİR BİR SENEDE SÜREBİLİR”  diyordu…

Daha sonra A.B.D konuşuyor, gelen bir haber “Türkiye bu operasyonu en kısa sürede bitirmeli..” diyordu…

A.B.D Olayları karıştırdıktan sonra “ operasyonların bitmesinde A.B.D’nin hiçbir fonksiyonu yoktur “ diyordu...

Bende o zamanlar bu ne perhiz bu ne lahana turşusu diye bilir miyiz? Diye yazıyordum..

Ve o günlerde operasyon bitti...

O günlerdeki silahlı operasyondu, b günlerde siyasal operasyon oynanıyor, evet mi HAYIR mı söyle nedir senin cevabın, şarkı sözü, şarkılarla türkülerle uyutuyorlar, uyanmadan halka soruluyor evet mi hayırlısı mı?...

İyi bayramlar TÜRKİYE…

Cessur Demirali Gürsu

08.09.2010

Hiç yorum yok: