AKTÖR
27.09.2010
Aktör; genel tanımıyla tiyatroda herhangi bir oyunu oynayan oyuncu. Kadın olanlarına da aktris denir.
Türk Dil Kurumu sözlüğümde değişmeceli anlamı “ En pişkin aktörler bile bizim kadar rollerini başaramazlar.", mecaz olarak da şöyle deniyor “Herhangi bir olayda etkisi veya katkısı olan kimse.”…
Ben bu değişmeceli anlama takıldım, ne diyordu “ En pişkin aktörler bile bizim kadar rollerini başaramazlar." Zamanını da bir çitçiye bizim sayın denenen başbakan ne demişti hatırlayalım “ Artistlik yapma ” sonrasında “Hadi ananı al git buradan” demişti…
Artist nedir diye bakarsak özetle, Sanatçı olduğunu görürüz fakat Yanlış bir kullanımla yalnızca tiyatro ve sinema oyuncularına bağlandığı için, bu genelliği kaybetmiştir, yukarda belirttiğim gibi Aktör tiyatroda herhangi bir oyunu oynayan oyuncu ise anlam olarak düz mantıkla ilerlersek Artist = Aktör dememiz mümkündür...
Olgumuz gereği geçen hafta BDP ile AKP’nin kapalı kapılar ardında yapılan pazarlıklar sonucu “Aktör” kelimesi telaffuz edildi. Şimdi bu rolleri onlar verenler aynen o sözcülerin söylemlerine yine düz mantık olarak demezler mi “ Artistlik yapma ” , “Hadi ananı al git buradan”…
Zaten hep olaylar düz mantık ile yürüyor, kapalı kapılar ardında ülke satılıyor, halk ve seçmen dediğimiz kesim susuyor, daha ne kadar susacaksınız diyenler susturuluyor…
Faizim geldi, bakın nasıl geldi; Tarih tekerrürden ibarettir, illaki iyi şey kopya edilmez kopya olan şeyler teknoloji ile görünmez yapılabilinir, işte bakış açınızla bu olayı görebilirsiniz.
NAZİLER günlerden bir gün bir papazı almaya gelirler, o papaz o günlerde ünlü sözlerini söylemiştir:
Önce Yahudileri götürdüler, sesimi çıkarmadım, “Ben Yahudi değildim” . Arkasından aydınları götürdüler, sesimi çıkarmadım, “Aydın değildim”. Sonra muhalefeti götürdüler, sesimi çıkarmadım, “Muhalefet değildim”. Peşinden Çingeneleri götürdüler, sesimi çıkarmadım,
“Çingene de değildim”. Peş peşe demokratları, sosyalistleri, liberalleri götürdüler, sesimi çıkarmadım, “Çünkü hiçbiri değildim”. En sonunda beni götürmeye geldiklerinde etrafıma bakındım, gördüm ki; “ses çıkartacak kimse kalmamıştı...''
Önce Yahudileri götürdüler, sesimi çıkarmadım, “Ben Yahudi değildim” . Arkasından aydınları götürdüler, sesimi çıkarmadım, “Aydın değildim”. Sonra muhalefeti götürdüler, sesimi çıkarmadım, “Muhalefet değildim”. Peşinden Çingeneleri götürdüler, sesimi çıkarmadım,
“Çingene de değildim”. Peş peşe demokratları, sosyalistleri, liberalleri götürdüler, sesimi çıkarmadım, “Çünkü hiçbiri değildim”. En sonunda beni götürmeye geldiklerinde etrafıma bakındım, gördüm ki; “ses çıkartacak kimse kalmamıştı...''
İşte faşizm böyle geldi ben bunu görüyorum…
Ben susmayacağım, saygın okurlarım…
Baksanıza yine geçen hafta aba altından sopa göstererek sayın denilen R.T.E medya patronlarına tabii ki kurumlarına ve çalışanlarına gözdağı verdi.
O toplantıdan sonra BDP ile AKP’nin zirvesinden sora BDP’nin eş başkanı olan Selahattin Demirtaş söylediği aynı kelimeyi değişik bir ortamda değişik anlam yükleyerek onunu üslubu ile sayın Uğur Dündar bile söyledi “AKTÖRLER” bir müddet kimin aktör olduğunu kimin senarist olduğunu görmeğe çalışacağız.
Biz bunları yaparken yine asıl senaryo oynanacak medya susacak.
Bölüme en hat Safalarına gelecek din simsarları bölünmeği körükleyecek, bular olurken medya susacak iş işten geçince bezer bir manşet atılacak “ Güneydoğu Anadolu federal bir statüye kavuşması için referandum yapılacaktır..” sonra “İstanbul ve boğazlar özel statü ile federal hükümetin eline geçiyor,” bu manşetlerin öncesinde veya sonrasında “ Başkanlık sistemi … oyla kabul edildi” …
Yazarlar ve basın mensupları hakkınızla paraları alacaksınız, susunuz, sustukça paralar hesaplara yatacaktır, bu paraları afiyetle yiyiniz, aranızda benim gibi çatlak sesler çıkarsa hemen susturun…
Aktörler ve aktrisler…
Saygılar…
Rogg & Nok Genel Yayın Yönetmeni
Cessur Demirali Gürsu
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder