Pazar, Aralık 18, 2011

2000-2011 ve devamında ben hiç susmadım ki !! -77- 2011 YILI REZALET, MADALYONUN TERS YÜZÜ

MADALYONUN TERS YÜZÜ

08.10.2010

Saygın okurlarım,

Bu yaşadığımız zaman diliminde yazımı yazmadan dışarıya baktım Ankara’da puslu bir hava vardı, aklıma Kurtlar vadisi dizsisi geldi, dün bir televizyon kanalında kurtlar vadisi dizisi için BDP’nin bir sözde vekili dizinin senaristi ile senaristle tartıştı, konu doğudaki halkın kötü tanıtıldığı için dizinin kaldırılmasını istiyordu…

Bakın bu madalyonunu görünen tarafı Kurtlar Vadisi şu anda hangi televizyon kanılında oynuyor biliyor musunuz?

Ben Söyleyeyim ATV…

Sabah – ATV’nin satışı sürecinde Çalık Grubu’na verilen kredinin akıbeti ne oldu, bu Çalık Grubu kiminle bağlantısı var manevi bağlantısı ve maddi bağlantısı kiminle?

Yukarıdaki paragraf yine madalyonun biraz görünen tarafı, demek ki senaryolar birleşmeğe başladı ters v e düz istihbarat oyunları başladı yılsonuna yaklaştığımız bu günlerde bu oyunlar normal…  

Bende şunu isterim, dostlar 10.11.1938 den buyana Türkiye politikasını kendi çıkarları için yazan senaristin senaryosunu kaldırmasını isterim, bu senaryo içinde günümüzde AKTÖR olarak oynayan BDP’nin uşak vekilleri de var ve bunlar halkımızı birbirine düşürmek için onların senaristinin verdiği rolleri başarı ile oynuyorlar. Bizlerde o senaryoların üzerine yorum yapıyoruz. Bizim bir farkımız fikir ile yorum yapmak, karşı senaristin yorumu ise, ölüm ve kan ile geçek hayatı yönlendirmek…

O senaristin sürüm bilinen adıyla versiyonu senaryosunu yazmaya kalksam yazamam. Oyunun içindeki kişiler onun içindeki aktör bozuntuları şimdinin siyaset arenasında bulunan ve o arenada oynayan çocukları…

Şimdi kalmış diziler üzerinden politika yürütüyor annesi beli babası da belli olan çocuklarla bu kadar politika üretilir, dizi politikası bunu adı, bilmem anlatabiliyor muyum?

İsimi BDP ve PKK sempatizanı olan senaryo olarak yazılabilir oda ATV de oynatılır, parayı veren düğü çalar misali, AKTÖR ve onların uşakları dizilerde oynamak isterseniz orası başka, bunu istediğinizi  çıkıp açık açık söyleyebilirsiniz, zaten sizler kısaca sözde milletvekillerinin etrafı kan kokuyor, bu diziyi siz oynarsınız eminim…

Siyasette diziler üzerinden oynamayı bırakın yoksa oynayacak sahne bulamayacağınızdan sizin namınıza korkuyorum…,

Böyle politika üretilmez, düşündürücü bir konu daha var, dış ülkeleri uşakları olan sizleri reyting amaçlı Televizyon programlarına çıkaran kişilere acıyorum eğer bunlar olmasa idi siz demek ki haber yapamayacaktınız, yazık sizlere yazık ama haklısınız reklamın her türü mubahtır…

Gelim bizim versiyonumuza, yine 1970-1980 arası olan yukarda anlattığım çocukların babaları bu bizim versiyonda başroldeydi, bu yapılanma olgusuna dar bakış açısı ile görünen tarafı terör ve ulusal savaş, kan, gözyaşı vardı. Aynı şimdiki olan yapılanmanın bir alt versiyonunu yaşıyorduk, bu yaşananlarla birlikte birde madalyonun ters yüzü vardı ki, buda ancak geniş açı ile bakanlar görülebilirdi.

1970-1980 yılarında başlayan asıl operasyon çok gizli kodlarla Türkiye’deki tüm ajanlara ve bilhassa senarist olan üst düzeydeki istihbarat ajanlarına acil ve ivedi olarak gönderilen bu mesajda çalışmaların senaryo dahilinde hızlandırılması ve örgütsek faaliyetlerin daha yoğun olarak yapılanması talimatı verildi…

Yukarda verilen talimattan sonra bu operasyon 12 Eylül 1980 de çalışmalarına başladı ve yürürlüğe bu versiyonu sokulmuşlardı, zaten ölümlerden bıkmış halk bu örgütlenmeye sıcak bakacağı titiz çalışmalar sonucunda öngörüldü aynı şimdiki versiyon gibi çalıştılar…

 12 Eylül 1980 sorası daha önceden hazırlanmış olan bu örgütlenme cemaat kisvesi altında yapılanmasına  başlandı, bu yapılanmanın başına da önceden seçilen Fethullah Gülen getirildi…

İşte geniş açı değim olgu bu arkadaşlar…

O zamanlardan bu zamanlara uzanan Türkiye’de yaşan veya bu oluşumu fark edikleri için öldürülen kişilerin hayat çizgisini bu açı gösterir…

Bu yolda kimle öldü veya ölecek?

Kimle vardı ki, bunlar kahraman mıydı yoksa vatan haini olarak mı ilan edilecek?

Bu soruların cevapları önceden planlanmış ve denetimden geçmişti…

Olacak olaylar önceden bilinip operasyon zamanları bile planlanmıştı…

1970-1980 arasında yoğunlukla bu planlanmayı yapan ekip 09-11 Eylül 1980 tarihleri arasında Türkiye’den değişik yolardan, değişik sebeplerden ayrıldı,  senarist haricindeki birçoğu yurtdışına çıktıkları anda yok edildi, bildiğiniz gibi bir kişinin bildiği sır iki kişinin bildiği haber olur…

O ekibin yerine başka bir ekip görevlendirildi, yalnız eski ekipten olgu yardım alındı fakat 12.09.1980 tarihinden sonra ekip değişse de operasyonlar aralıksız kaldığı yerden devam etmeliydi…

1080 den sonraki siyasi olgu şimdiki 2010’daki siyasi oluşumun yer altında gizli gizli ülkemizin değerlerini ve manevi yapısının yapılarını yok etmek için plan ve proje üretmeye son hızla başladılar…

İçerde Fethullah Gülen ve cemaati tüm ülkenin stratejik ve Emniyet teşkilatına sızmaya başladı. Başta son derece Atatürkçü olan bu kesimden kimse şüphelenmedi…

 Bu cemaat üyeleri kendilerine verilen görev alanlarında zamanı çok iyi değerlendirdiler ve projelerin hazırladılar, bu projeleri belli bir merkezden asıl merkeze ulaştırıp beklemeye başladılar, projeleri kabul edilen cemaat üyeleri bu projeleri zaman içinde hayata geçirmeye başladılar…

Yukarıdaki oluşum %95 oranında başarılı olmuştu, bu arada yılar geçiyor ve PKK güçleniyordu, PKK senaryoları dış menşeli olarak yazılıyor ve güncelleniyordu, bu senaryolar bir yerde birleşmesi gerekliydi, bunu içinde ek senaryolara ihtiyaç vardı…

Geniş açıdan günümüz Türkiye fotoğrafına baktığımızda aşağıdakileri görebiliriz…

EVET bu üretim şimdi meyvelerini vermiştir.

Sıra hasat zamanına gelmiş, 2011 yılında başlarında bu hasat yapılacaktır…

Gelecek yazımda: Kendimize ne kadar Güvendiğimizi….

Not: 2011 yılındayız ve bu yazıları tekraren yayınlıyorum söylenecek çok söz var fakat susmayı tercih etmemin nedenlerini önceki yazılarımı yayınlayarak anlatmaya çalışıyorum dostlar evet,  11.12.2011'de Isparta'daki TR-1’de yayınlanan Sakaya Fırat dizisinin çekimleri sırasında kalp krizi geçiren ve 15 Aralık 2011 tarihinde saat 00:15'de kalp durması sonucu hayatını kayıp eden[Sönmez Atasoy, Ankara'da gözyaşları ve alkışlarla son yolculuğuna uğurlanırken olanlara inanın ben inanamadım, çünkü bizim insanımız artık utanmayı unutmuş ben utandım ama ne yazar ne çizer dersiniz ya işte öyle bir şey. Atasoy'un cenazesinde Kurtlar Vadisi dizisinde Polat Alemdar'ı canlandıran Necati Şaşmaz izdihamı yaşandı ve kendiside inanın hiç bozuntuya vermedi “ şu anda olmaz cenazedeyiz “ sözü azıda çıktığını ben duymadım, bunu yanında kucağına verilen ve resim çekilen çocuklarımı ararsınız herkes cenaze törenini unuttu.

Bunu görmemek isterdim ama bu günleri de görecekmişiz…

Herkes bir şeyler olabilir ama kimse sançtı olamaz, sanatçı olmak büyük bir saygı ve özveri ister, Saygın Sönmez Atasoy’a ve yakın saygın sanatçı olan dostlarına başsağlığı dilerim…

Rogg & Nok Genel Yayın Yönetmeni

Cessur Demirali GÜRSU

Hiç yorum yok: