Pazar, Aralık 04, 2011

2000-2011 ve devamında ben hiç susmadım ki !! -17-

2008

Sömüren seçilmişler…

Sömüren atanmışlar.

Faşizmimin kurbanı olan ve sömürülmeyi zorla hazmettirilen bu halk.

Ben artık bu rezilliğe yorum yapmıyorum, bu olacakları daha önce bildirmiştim, daha önümüzde buna benzer daha sarsıcı olaylara hazır olun.

Senaryo tamam, oyuncular bulundu….

Beni haklı çıkaran bu din simsarı hükümete ve taşeron devlet memurlarına bir kere daha teşekkür ederim.

Demiştim bakın aradan beş ay geçti ve yine ben ve NOK grubu haklı çıktık ERGENEKON, DENİZ FENERİ son olarak HAKKARİ ŞEMDİNLİ AKTÜTÜN KARAKOLUNA YAPILAN SALDIRI dünyada EKONOMİK KRİZ devam ederken DİYEYBAKIR’DAKİ HAYİN SALDIRI ve devam eden günlerde son ada önlenen İSTANBUL'U KANA BOYAMAYA HAZIRLANA PKK ELMANI KADIN bu ve buna bezer olaylar ufak tefekti diye adlandırılamaz bunlar sonraki olacak olayların su yüne çıkan olgularıdır , bu olgular çoğu şeyi daha büyük ekonomik politik terör narkotik ve istihbarat olaylarını saklayacak olayları ört pas etmeye yarayan olaylar zincirinin parçası olduğu bilinmelidir, bunları tezgahlayanlar haricinde yalana ve dolan alet olan ortada kalan  zavallı,  bilinçsiz ve masum Türk halkı, hastalık aldı başın yürüdü bunu görmemiz için daha ne olmalı bilmiyorum….

Bizler NOK olarak yasalara ve sizlere saygımızı kaybetmeden tekraren Cumhuriyetin 19 ay önce yazdığı kelimeyi büyük puntolarla  tekrarlıyoruz

       Tehlikenin Farkında mısınız?...

İstihbarat örgütleri, legal veya illegal çalışan bu kurumların yaptıkları Senaryo tamam, oyuncular bulundu, oynamak isteyen beri gelsin, biz buradayız bu satranç oyununda iki taraf var ve henüz satranç tahtası kapanmadı.

Onlar dünyanın en ileri ülkeleri, teknolojileri en gelişmiş toplumları olabilir hatta tüm kamu ve özel teşebbüsleri ellerinin altına almış olabilirler, boyalı medya ve TV. Kanalları ellerinde olabilir, her türlü legal, illegal yasal veya yasa dışı olaylarla halkımızı sindirmiş olarak artık oyun bitti deseler de isterlerse terörist odaklar ve onlara yadım eden din simsarları son derece yanılırlar…

Bizler 11 Kasım 1938 tarihiden bu yana biz bu oyunu oynuyoruz, asla yenilmedik ve yenilmeyeceğiz içimizde dolaşan kan Türk kanıdır ve bu milletin tek sahibi yine bu millettir.

Uyanıyoruz, derin uykuda sanılan bu milletin sahipleri uyumadığını tüm dünyaya göstereceğiz bilenler bilirler Türkün sabrı hiçbir millette yoktur.

Genetik olarak bozulmamış tek ulus Türk ulusudur sabrı taşarsa önünde kimse duramaz. Bu nedenle yıllardır üzerimizde gizli genetik oyunlar oynanmıştır devşirme tabir edilen kişiler şimdi mutasyon yapılarak iktidara getirilmişlerdir.

Bu adi satranç oyunda yapacakları hamlelerini ezberledik, hamleler değişik pozisyonlarda olsa bile sonu ne olacağını bizler artık biliyoruz..

Karşı hamlelerimiz yasal düzeyde oluyor her zamanda yasalar uygulanacaktır..

Yasalara uymayan her hareket yasaların önünde bir engeldir yasaları Türk halkı koymuş o değiştirebilir..

Orman kanunu artık geçerliliğini kaybetmiştir ama bunu bilmeyen unsurlar orman kanunu ile işlerin düzeleceğini zannediyorlardır.

Bu çeşit davranışlar içinde olan kişi ve kurumlar bu mutasyon geçiren hasta ruhlu insanlara çanak açacak bir duruma bizim yaptığımız ati propagandayı sekteye uğratıyorlar…

Her zaman söylediğim gibi fikir, fikir ile yenilir düşünceler doğru bir şekilde halkımıza anlatılmazsa hareketimiz başarıya doğru yol alamaz.

Sinirle kalkan zarar ile oturur bu zarar ülkemiz için olduğu kadar gelecek nesillerin zararına olabilir.

Zaten bunu isteyen zararlı mutasyon geçiren din simsarları aramızda dolaşıyor ve yaptığımız hareketleri aynen üst mercilerine bildiriyorlar onlarda bu hareketlere kaşı mutasyon çerçevesinde yeni planlar kuruyorlar satranç oyunu böyle oynanır bir sonraki hamle belli edilmez belli ettiğinizde kaşı hamleye hazırlıklı olmanız gerekir…

Kanun koyucu ve kanunları uygulayan kişiler insandır açık kapı olsa da bunlar bir ölçüde kapatılır, şerefli, haysiyetli Cumhuriyet savcılarımız hâlâ faal durumda görevlerinin başındadır, asıl sorumluluk aslında bu çalışmayı yürüten Cumhuriyet Savcılarımızındır, bizler ancak yorum yapabiliriz kanıtları toplayıp hesap soracak yine o şerefli haysiyetli Cumhuriyet savcılarıdır…

Yasaları hiçe sayan bir oluşum bu ülkede yasalar yaşamaz, birde etik kuralar vardır onlar yasa olarak yazılmaz ama her vatandaş bu etik kurallara uyar uymayanları uyaran gizli bir mekanizmada Türkiye Cumhuriyetinde vardır dostlar…

Kendini savuma hakkı hem etik hem de yasalarca konulmuş bir kuraldır…

Bilindiği üzere en iyi savunma savaşta saldırıdır,

Ülkemizde savaş var bu böyle bilinsin sayınlar rahat yataklarında yatarken ve de kalkınca bu milleti nasıl satarız bundan çıkarımız ne olur uyuşturucudan ve terörden nasıl pay alabiliriz diye plan kurarken ülkemiz bir istihbarat odaklarının cenneti olmuştur, ve legal veya illegal çalışan bu istihbarat örgütleri sayesinde ülkemizde bir sürü terörist eylem olmuştur, bunu yanında sayınlar bu işten paylarını almışlardır…

Bunu yanında kolluk görevi yapan Jandarma ve polis teşkilatımız AB ye gireme pahasına CUMUK yasası ve yeki sorumluk yasası altıda eli kolu bağlı bir duruma getirilmiştir…

1980 öncesi ve 1980 sonrası 1985 yılına kadar Uyuşturucu ve terör konusunda kat etiğimiz yol bu ve önceki hükümetler tarafından sekteye uğratılmıştır..

Hiç yorum yok: